Fazilet mücadelesi
Toplumların kültür ve medeniyet birikimlerini siyaset çarkı öğüterek bir asalak misali tüketir. Kültür ve medeniyetin devamlılığı sağlanmıyor, kültür ve medeniyet zamanın şartlarına paralel bir biçimde kendini yenileyip toplumun dinamizmini ayakta tutmayı başaramıyorsa siyaset de en önemli beslenme kaynaklarından mahrum kalıyor demektir.
Geçmişin birikimi bugünün dinamizmini sağladığı gibi geçmişten gelen birikim ve bugünün dinamizmiyle yenilenen ve diri tutulan kültür ve medeniyet birikimi geleceğin şekillenmesinde en önemli hayat kaynağıdır. Siyaset çarkında öğütülen ve harcanan birikimlerimiz sürekli yenilenmeye muhtaçtırlar. Bu da kesintisiz tabii ve kendiliğinden vücut bulan, filizlenen sanat ve edebiyat, düşünce faaliyetlerinin ortaya çıkması ve olgunlaşması, serpilmesi ve güç kazanması önünün kesilmemesi ile bir yanıyla siyasetin destek vermesiyle güçlenmesine imkan sağlanmalıdır. Değilse sürekli tüketilen ve yenilenmeyen kültür ve medeniyet birikimi zamanın icaplarına cevap veremez hale gelerek yabancı akımların tesir sahasına girerek yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar.
Bir de var ki zengin birikim topluma bir şey veremez hale getirilip dondurulabilir. Bugün bir bakıma toplumumuz bu açmazı yaşamaktadır. Moda tabirle ifade edecek olursak tüm birikimlerimiz klonlanmış bir biçimde kafalardan ve kitaplardan dışarı çıkamamaktadır. Kodlar çözülmüyor, çözülemiyor adeta çözülmekte istenilmiyor. Toplumu bir korku imparatorluğu esir etmiş durumda. Fazilet erleri yok artık.
Toplumu yenileyecek olanlar fazilet erleridir. Fazilet mücadelesi verilmeyen toplumlar geri kalmaya ve yabancı akımların tesir sahasına girip yok olmaya yok olmaya mahkûmdur.
Görünüşe bakılırsa günümüzde topluma rehberlik edecek birikime sahip bilgin kişiler oldukça fazla; hem de her alanda. Ne var ki siyaset çarkının önünde savrulup dünyevi emeller uğruna gününü gün edip anı kurtarmak adına bencilce girişimlerin kurbanı geleceği düşünmeyen kukla bilgeler cemiyetin dinamizmini yok edip geleceğimizi karartmaktan çekinmiyorlar. Fazilet mücadelesini vermesi gerekenler sustukça da siyaset kilitlenip çözümsüzlük toplumu sarıp sarmalayıp ekonomik ve sosyal krizin kucağına atıyor.
Bu kriz sarmalından kurtulmanın yegane yolu da ehil ve ehliyetli ellerde yeni, yepyeni bir fazilet mücadelesi başlatmaktır. Ancak kilitlenen sosyal krizin, yaşanan ekonomik krizin ve kısır döngünün içine giren siyaset krizinin çözülmesi de böylelikle mümkün olacaktır. Bunu yapabilmek için fazlasıyla yeterli birikime sahip olduğumuz inancındayım. Her şeye rağmen değişen dünyada ve dünya şartlarında bize lazım olan yerli ve milli bir fazilet mücadelesidir.
ŞİİR KÖŞESİ
BÂKÎ'NİN GAZELİNİ TAŞTÎR
Kemâl-i fazlile âlemde iftihârım yok
Ne ıztırâba ne hicrâna inkisârım yok.
Visâle ermek için gayrı intizârım yok
Bir âşıkım ki cihân içre başka kârım yok
Melâmet eylese aşkın cihanda ârım yok
Hezâr mertebe aşkında gâlibem Kays'a
Bugün bu vechile dîvânedir demem Kays'a
Figânım arşa çıkar nisbet eylemem Kays'a
Kıyas eder beni bilmem neden sanem Kays'a
Nihâyet ey sanem ol denlü iştihârım yok
Huzûr-ı pîre yetişdim eğerçi her fende
Eser durur ezelîdir bu rûzigâr bende
Hazâna erse de fânî heves kalır tende
Ömür dedikleri bir aşk imiş bu gülşende
Velî güzelleri sevmekde ihtiyârım yok.
Çemende gonca-i dil neyle gülsün âçılsın?
Bu pes terâneyi dil neyle tîz-nevâ kılsın
Bu bâğızâr-ı fenâda nasıl safâ kılsın?
Nasıl bu hasrete sabreyleyip rızâ kılsın?
Yanımda sencileyin şûh-ı gülizârım yok.
Adem diyârına çokdan giderdim ey Bâkî
Ne çâre gönlümü mesteyleyip durur sâkî,
Hem enfüsî sana Cumhûr aşk hem âfâkî
Kalır taşında nihâyette bir hüvelbâkî
Şarâb-ı aşk ile reftâra iktidârım yok.
Memduh Cumhur