Başkanına köstek olmak
Sakarya Büyükşehir Belediyesi binasının hemen yanı başında bulunan ve işletmeciliğini AK Parti Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Hayrettin Değirmenci'nin işlettiği "Şark Kafe'yi" fiziki olarak hakkı olmadığı halde büyütmesi kamuoyunca tepki çekti.
"Kentime Sahip Çıkıyorum" projesi adı altında Sakarya Büyükşehir Belediyesinin başlattığı uygulamanın şu günlerde devam etmesine rağmen Büyükşehir Belediye Meclis Üyesinin sanki "bu projenin uygulamasını tanımıyorum" der gibi hareket etmesi manidardır.
(Öncelikle belediyelerin uyguladığı projelere başta meclis üyeleri ve belediye çalışanları sahip çıkması elzemdir)
Bu neye benzer biliyor musunuz?
"Mahkemede hüküm veren kadı'nın oğlunun, babasının herhangi bir konuda verdiği yasal kararlara karşı babasını ‘tınlamayarak' yasadışı işlere girmesine benzer".
İlkin "kadı'nın" (hakim) oğlu yasalara tabi olmalı.
Ki, sonra da toplumdan mahkeme hakimince verilen kararlara sahip çıkılması beklensin.
"Sayın Hayrettin Değirmenci işletmesini gayri resmi çizgiler içerisinde genişletmesinin sonucunda, ortaya çıkan manzara şu: AK Parti Büyükşehir Belediyesi meclis üyeliği sıfatı ile aynı partiden seçilen Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu'nun şehrin geleceği ile ilgili projelerini mübalağa etmiyorum ama kösteklemektedir."
Bir de "başkana ayak bağı" olmanın nasıl yaşandığını değişik tarif edebilen varsa, beri gelsin.
Gerçi Büyükşehir Belediyesi Zabıtası, Başkan Toçoğlu'nun emri ile işgal edilen alandaki yapıyı mühürledi.
Ancak, bir meclis üyesi bu kadar düşüncesiz hareket edebilir (mi?)
"Taşıdığı parti amblemi ve savunduğu ilkeler doğrultusunda yapılan iş tasvip edilmedi, açıkçası".
Umarım AK Parti Sakarya İl Teşkilatı'na atanacak başkan, partiye zarar verecek bu tür davranıştan dolayı işgal girişimi meselesinin sebebini meclis üyesine sorar.
Konuya atfen kulağıma gelen bilgilere göre: "Şark Kafe'nin imar izninin dışındaki ek yapısı eğer kafe işletmecisi tarafından yıkılmazsa zabıta ekipleri yasal süre dolduktan sonra yıkım işlerini gerçekleştirecekmiş".
Abdülhamid dirayetliydi
Yıl 1890. Fransız Akademisi üyelerinden Marki de Bonnier, "Muhammed" adlı bir dram yazmış, oyunun provaları başlamak üzeredir. Sahnede bir aktör Hz. Muhammed rolüne çıkacaktır. "Oyunun Peygamberimizin manevi şahsiyetini küçük düşüren bölümler içerdiği haberleri gelir". Sultan Abdülhamid, hemen harekete geçer ve oyunun sadece o tiyatroda değil, tüm Fransa'da sahnelenmesini engeller.
Nasıl mı?
Paris Büyükelçimiz Münir Paşa ile Fransa Cumhurbaşkanı'na, "Oyunun sahnelenmesi halinde, Osmanlı-Fransız ilişkilerinin biteceği" mesajını göndererek. (Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı – Mustafa Armağan)
Perşembe günü buluşmak üzere… Sağlıcakla kalın.