Hayrullah Şanzumi

Hayrullah Şanzumi

hsanzumi@sakaryahalk.com

BÖYLESİNE CURUFAT GÖRÜLMEMİŞTİR

Bu yazıyı yazdırmak için tıklayın..
Bu yazıyı arkadaşınızda göndermek için tıklayın..
Bu yazı hakkında yorum yazmak için tıklayın..
Gerek palyatif ve gerekse global olarak böyle curufat yeryüzünde icra edilmemiştir. Bir atasözünde "Tabip tabip değildir, ancak hasta kendisinin tabibidir" ifadesinde doktorun hastanın ahvalinden fazlaca anlayacağı bir şey yoktur. Doktor ancak hastanın şikâyetlerinden yol haritası okuyarak herhangi bir teşhiste bulunabilir. Hasta eğer dürüst davranmayıp şekvasını olduğu gibi doğru dürüst yansıtmazsa ol zaman yanlış teşhisten, yanlış tedaviden mütevellit hastalık azmanlaştıkça azmanlaşıp bir daha işin içinden çıkılamayacak bir hal alınca geriye sadece vah vah yazık oldu demekten başka bir şey kalmayacaktır. Bu tespiti koyduktan ve de paylaştıktan hareketle diyoruz ki tıbbın buyurduğu gibi fiziki ve de psişik hastalıklardan olan firne fesat ve dahi tezviratın yaptırım ve faturalarının öyle kesafetli sonuçlar doğurduğunu adeta radyasyon misalinde olduğu gibi bu olumsuzlukları üretip servis yapanları da dışlamaksızın her türlü emraza liyakat kesp etmişçesine ayrım gözetmeksizin söz konusu ortamları paylaşan herkesi paysız bırakmadığı gibi bu zulmü anlamamaktan gelenlere de tek temennimiz aynı minval üzere akıbetlenip fehmetmelerinden ve dahi leh taşına muzdarip olmalarıdır diyoruz. Çünkü ortada olup biten zulmü gördüğü halde hala ya idare-i maslahat takılan ya da güç ve kudret kimden yana yelpazeyse o taraftan gözüktüğü gibi mağdur ve mazlumlara da bir taraftan göz kırpıp bir taraftan da nasihatte bulunduklarını fazlasıyla müşahede etmekteyiz. Bu kısa ama reziletnüma hayatımızın bir diliminde.
Hasılı ister inanın ister inanmayın mutlaka herkesin başından farklı farklı sıkıntı ve ızdırapların temerküz eylediği problemler ve zaman dilimleri mutlaka bir şekilde gelip geçmiştir veya süregelmektedir. Bu ahvalde herkes mazisinden bir şekilde tecrübeyle tezyin olup ancak atimizden bihaber bulunmaktayızdır. Bilvesile kalem ehli olarak kendimden sorumlu olup tecrübe sadedinden etrafımı bilgilendirip aynı perdelerde oyuncu misali oynayacaklara ayak verip teselli babından ya da müptelası olunabilecek belalara gğüs gerebilecek dinamizm kazandırabilme ümidiyle hey mahlukat sanma ki sadece sen ızdıraba duçar kaldın. Eğer ziyruh isen mutlaka birilerinin hedefi olacağın kaçınılmaz olup hazırlıklı ve mukavemetgah olmanız ümidiyle müşarünileyh keloğlanın darhanesinden temsil eyleyelim dedik, hepsi o kadar.
Kitabımızın tesmiyesi şüphesiz ki cururfat, cururfatın da kendisine göre sınıfları ve dahi üniteleri mevcut, silsile-i meratib üzere curufatı curufat tesmiye eyleyip daha kolay tanınıp şerlerinden daha kısa zamanda emin olabilmemiz için her makalemizde bir değişik curufi melaneti gözler önüne sermeye devam ederken bu makalemizde hassaten onbinlerce curuf ve dahi curufatla iştigal eylenmesine rağmen bu makalemizde sözüm ona mürekkephaneci olduğunu ifade edip zannedilen bir melunun gerek palyatif ve dahi global curufatından özetleri güldestenin zıddı olan zulümdeste antolojisi ahvaliyle paylaşacağız. Buyurun şimdi buradan tüttürelim.
Vakti zamanında bir zulümdar şube muhtarı riyasetini desiseyle ilan eyleyip birçok zavallıyı da sureti haktan kandırıp taraftar eyledikten sonra curufattan bir mühür yapıp sidikten ıstampa mürekkebi istimal olunduktan sonra işe koyulur. Evvelemirde maiyetinin bütün soy, kütük, alt ve üst kimlik, emrazat, ekonomik vaziyet, tuttukları takımlar, sevdikleri ve de sevmedikleri mekulat ve de meşrubat, sop, kültür, ahlaki fazilet veya zafiyeti idealite, aidiyet, itikat, mezhep, tarikat, dernek, vakıf, adres, memleket, hedef, akraba-i taallukat, manevra kabiliyeti, seyyaliyetgahı, duygular, düşünceler, akademik sıçrayış ve başarılar, başarısızlıklar, dar çevre, geniş çevre, fiziki ve psikolojik emraz, sadakat, ihanet, gündüz ve gece görüşleri, sevdiği veya nefret ettiği insanlar ve dahi hayvanat, bulunulan yerlerin yer altı ve yer üstü zenginlikleri, bitki örtüsü, dahili ve harici düşmanlıklar ve bedbahtsızlıklar, takınılan bağ, bahçe, çayhane, alış veriş yapılan bütün kasap manav, bakkal, ring eylenen yollar, selam verilen ve alınan bütün ziyruh adeta uluslar arası bir casusluk örgütünün bile dikkat edemeyeceği incelikte bütün tomografi çekilerek adam adama markaj metoduyla bütün maiyet birbirine yakın mesafe ve yiyip içirilerek bak Ahmet, Mehmet, Mustafa, İsa, Jale, Meryem v.s. şu, şu, şu mesaidaşların senin şu, şu, şu ince ayar açık veya alışkanlıklarının peşinde olup seni ince ayar markaja almış bulunmaktadırlar deyip derinden derinden bütün maiyet birbirine düşman eylenip adeta her an ve her zaman kanlı bıçaklı olacak vaziyette birbirinden ürkerek ve dahi nefretlendikçe nefretlenerek şişerler, şişerler, şişerler. Ta ki bir fırsat bulunup insanlar birbirine kapıştırılma olgunluğuna vasıl olununca yine maiyet tek tek makama çağrılıp hepsine aynı ağızla bak burada ben oldukça hiçbir kimse senin kılına dokunamaz denilip kucaklarına makatlandırılan zavallı avcıklar sözüm ona bu dehşet efşan tehlikeler karşılığında yegane hamileri olacak zevatın elinde fare kedi misali her an her türlü yalancı şahitlik yapmaya ve istenilen hedefe kilitlendirilip sataştırılmaya ve dahi her türlü yalan beyana imza koymaya hazır siluetsel insan olsa da gerçekte mahluku ucubu akıldan gayrı müsellah bir mahlukat ve asla mahlukatlar grubuyla değil ucube araform mahlukat kalabalıklarıyla muhatap olduğunuzu unutmayın. Mahlukat hem de öyle mahlukatlar ki her biri serseri mayın olup şirazeden çıktıkları gibi her gün ve dahi her an kendi mabutlarından biraz daha güç vehmettikleri en zavallı birilerine eski hamilerini satabilen mahlukatlar. Bu işe bir de homo ekonomikus zaviyeden bakıldığında hâlihazırda birinden çay içerken bir diğerinin kahve ikramına içtiği çayın dostluğunu unutturabilen bir ehvenlik.
Velhasılıkelam günler, geceler, aylar, yıllar gelir geçer ömürler tükenir ama icra edilen curufatî ehveniyat bir türlü bitmez tükenmez. Her gün her an aynı fitne, fesat ve de tezvirat faaliyetlerinin tekrar edilişinden bütün personel artık gına getirip yeter artık deyip feryadı figan eylemesine rağmen mütesettir kafir bir türlü bu edna süfliyatından vazgeçmemekte ısrar eyleyip bir de insanları mağdur etmekle yetinmeyip zulmüne zulüm ekleyip insanları eş, iş ve aşından etmekle de kalmayıp işin en tehlikeli ve katmerli boyutuna terfi eyleyip mukatele taşeronları kiralayıp etrafa korku salmaya başlayınca zulüm artık ayyuka çıkmıştı ki bir zamanlar onu sureti haktan zanneden zevatın bile yeter artık ömrümüzde böyle curufat görmedik, curufat mührüyle sidikli ıstampasını iptal edince melun artık eşek maslahatı gibi yapayalnız kalmıştı. Duyduk duymadık denilmeye, böyle curufat görülmemiştir tarihte.
Geriye dönüp bir baktığımızda bir de görüyorsunuz ki gerek palyatif olarak çalıştığınız ünitedeki insanlarla ve dahi harici insanlarla bölüşüp paylaşamadığınız ve de hiçbir münasebetiniz olmadığı halde herkes birbirine düşman kesilmiş bir o kadar da bilip tanımadıklarınız size çeşitli iftira operasyonlarıyla düşman kesilmiş. Vallahi böyle bir melanet çukuruyla ilk defa tanışıyoruz, inanmayanın başına aynının gelmesi temennisiyle vesselam.
Yazı Tarihi : 03 Ekim 2011 Pazartesi
Tanıtım, Çadır, Organizasyon, Balo, Event Company, Halkla ilişkiler, Fuar Organizasyon, Davet Organizasyon, Düğün Organizasyon, Yılbaşı Balosu, Aile Pikniği, Aile Günü, Kurumsal Organizasyon Sakarya Üniversitesi, Sau, Saü, Sakarya İndirim, Üniversite İndirim
Web Tasarım, E-Ticaret, Mobil Yazılım, Cep Telefon Yazılımı, Windows Mobile Uygulama
iş fikirleri, girişimcilik, bayilik, franchise , cv hazırlamanın yolları, ek iş ilanları
SATILIK TAŞ OCAĞI, SATILIK KIRMA ELEME TESİSİ, TAŞ OCAĞI, KIRMA ELEME TESİSİ TESİS, Sakarya Satılık Taş ocağı nikah şekerleri,düğün, nişan süsleri, nişan tepsisi nikah şekerleri, bebek şekerleri, mevlüt ürünleri, sünnet ürünleri, kına gecesi , nişan süsleri, nişan tepsisi, takı tepsisi, kına tepsisi, şeker sepetleri, sepetler, takı yastıkları, kapı süsleri, anı defterleri, şeker, gelinlik düğün nikah salonları düğün salonları davetiye organizasyon nişan