Su ve Gençlik

Bu yazıyı yazdırmak için tıklayın..
Bu yazıyı arkadaşınızda göndermek için tıklayın..
Bu yazı hakkında yorum yazmak için tıklayın..
İnsan susadığı zaman yakınında bulunan kaynaktan suyunu alır ve içer. Bu kaynağın hangi kollardan geldiğini düşünmez ve fikir yürütmez. Biyolojik ihtiyacını karşılamak için içtiği faydalı sıvının su olduğunu bilir. Sadece önünde duran suyun bir kaynaktan geldiğini görür. Bu anlayış aklı olmayan bütün canlılar için geçerlidir ama aklı olan canlılar suyu kimin yarattığını, suyun kaynağa nasıl geldiğini, nereye döküldüğünü ve bu sudan nasıl faydalanılması gerektiğini düşünür. Düşünce, zaman içinde insanı eyleme geçirir. Bu eylemde suyun kaynağını korumak, onu çevrenin kirlerinden uzak tutmak ve diğer canlıların da istifadesine sunmaktır.
İnsan hayatı da muhtaç olduğu su gibidir. İnsanlar varlığının devamı olan su kaynağı gibi kendisine dikkat etmeli ve çevrenin kirlerinden korunmalıdır. Temiz bir hayat, çevreye temiz bir su kadar yararlıdır. Su kaynağı kirletildiğinde nasıl ki çevreye zararlı hale geliyorsa, insan hayatı da kirletildiğinde çevresine kirli sudan daha zararlı hale gelir.
Üniversitelere su gibi temiz gençlerimiz bir umutla geliyorlar. Okuyup bir meslek sahibi olmak istiyor kendisine ve çevresine faydalı olmak için çalışıyor, uzun bir süre sonra okulunu bitiriyor. Hayata samimi bir yaklaşımla sarılıyor ve çalışıyorlar. Zamanla çalıştığı çevrenin etkisiyle kirlenmeye başlıyor. Bir noktaya geldiğinde meslek, vatan, din, dil, evlat, anne-baba ve öğretmen sevgisi azalmaya başlıyor. Çevrenin kirlettiği insan hayati kimliğini yitirmeye ve kirli çevreye uymaya çalışıyor. Nihayetinde insanlar kirli bir çevre içinde yaşadığını idrak edemez hale geçiyor.
İnsan önce anne ve babasını tanıyor ve onlarda hayatına dair deneyimler öğreniyor. Doğduğunda tertemiz olan hafızası anne ve babasının etkisiyle dolmaya başlıyor. İnsan hayatında aile, kaynağı temiz olan bir pınar gibidir. Çünkü hiçbir insan bu aile pınarını kirletmek ve kurutmak istemez. Çocuk gençlik çağına gelince yüzmeyi öğrenen bir insan gibi çevreye, sokağa, mahalleye, okula ve bir sanat öğreten kuruma gidiyor. Bu çevre temiz ise çocuğumuz temiz kalıyor, kirli ise bu ortamda o arılığını kaybediyor. Kaybettiğimiz nice çocuklarımızın çevremizde bulunan bataklıklarda yaşıyor. Başta aile, okul ve mesleki kurumlar bu bataklıkları görmemezlikten geliyor. Tertemiz dünyaya gelen çocuğu eğer problemli ise aile sonra da çevresi kirletiyor. İlkokuldan üniversitelere varıncaya kadar sanki insan hayatını verimsiz hale getirmek için planlı bir şekilde çalışılıyor. Sonra başlanıyor şikâyet edilmeye.
İnsan ne ekerse onu biçer.
Başta sorumlu kurumlar ne ektiğini halktan gizliyor.
İnsanı çevre kirliliğinde yok etmek için aile planlamasından başlanıyor. İçki, uyuşturucu, ihtiyaca cevap vermeyen eğitim kurumları, insanı sömüren ticari kurumlar, muzır neşriyat, akla ve yaratılışa zarar veren yayınlar insanın kendi kaynağını kurutmaya yetiyor.
Bir de öz değerlerini unutturan eğitim insanı insandan başka mahlûklara benzetiyor.
Yani kaynaktan çıkan suyu kirletiyor.
Su, kirleri temizlediği gibi insanı da temizler.
Temizlenen insan dinini, dilini, vatanını, milletini, kültürünü ve milli çıkarlarını sevmeye başlar.
Bu sevgi ile değerleri ve amaçları berraklık kazanır.
Sevgi, su gibi zihindeki kirleri de giderir.
Aklı çevre kirlerinden korunmuş olan insan önce insanlara sonra çevresine yararlı olur. Çünkü fikir ve sevgiyi engelleyecek güç yoktur. İnsanın hizmetlerini ve amaçlarını engellemekte mümkün değildir.
Su misali temiz ve yararlı olan gençler, sahip olduğunuz değeri anlayınız. Yaşlılık gelmeden önce gençliğinizin kıymetini biliniz. Bu değeri korumak için çalışıp başarılı olmak zorundasınız. Bir meslek sahibi olmalısınız. Sizin sahip olduğunuz değerleri sizden almak isteyen bir çevrede olduğunuzu unutmadan. Sizi, inanç ve kültür değerleriniz yoluyla amaçlarınızdan saptıran ve çalışmanıza engel olanlara karşı hep tetikte durmalısınız.
Çevrenin gençlere hizmet için çalışması gerekirken bunun tersine gençlerden faydalanma çabaları oldukça düşündürücüdür.
İnsanlar gençliği istismar etmeye her zaman meyilli olmuşlardır.
Gençlik ve insanlık adına gençlere zarar verildiğini umursamadan…
Tıpkı insanların su kaynaklarına zarar verdikleri gibi…

Bir inci
Kötümser yalnız tüneli görür, iyimser tünelin sonundaki ışığı görür, gerçekçi tünelle birlikte hem ışığı hem de gelecek treni görür.
Sydney Justin Harris
Yazı Tarihi : 04 Ekim 2011 Salı
Tanıtım, Çadır, Organizasyon, Balo, Event Company, Halkla ilişkiler, Fuar Organizasyon, Davet Organizasyon, Düğün Organizasyon, Yılbaşı Balosu, Aile Pikniği, Aile Günü, Kurumsal Organizasyon Sakarya Üniversitesi, Sau, Saü, Sakarya İndirim, Üniversite İndirim
Web Tasarım, E-Ticaret, Mobil Yazılım, Cep Telefon Yazılımı, Windows Mobile Uygulama
iş fikirleri, girişimcilik, bayilik, franchise , cv hazırlamanın yolları, ek iş ilanları
SATILIK TAŞ OCAĞI, SATILIK KIRMA ELEME TESİSİ, TAŞ OCAĞI, KIRMA ELEME TESİSİ TESİS, Sakarya Satılık Taş ocağı nikah şekerleri,düğün, nişan süsleri, nişan tepsisi nikah şekerleri, bebek şekerleri, mevlüt ürünleri, sünnet ürünleri, kına gecesi , nişan süsleri, nişan tepsisi, takı tepsisi, kına tepsisi, şeker sepetleri, sepetler, takı yastıkları, kapı süsleri, anı defterleri, şeker, gelinlik düğün nikah salonları düğün salonları davetiye organizasyon nişan