CHP yine kaçtı
Demokratik açılım tartışmaları ile bir haftayı daha geride bıraktık. Geçen hafta mecliste demokratik açılım tartışmalarına damga vuran liderler, hafta sonu itibarıyla yurt gezilerine başladılar.
Ziyaret ettikleri illerde, demokratik açılıma kendi pencerelerinden bakış acılarını halka anlatacaklar. Bu geziler, bir nevi 2011 yılında yapılacak genel seçiminde provası niteliğini taşıyor.
10 Kasım'da Meclis çatısı altında başlayan demokratik açılım görüşmelerine, meclisi terk eden CHP grubu damga vurdu. CHP lideri Deniz Baykal, açılım konusunda eleştirilerine ve sert çıkışlarına meclis sıralarında oturan DTP üyeleri tepki gösterdi. CHP lideri Deniz Baykal'ın, açılım konusundaki düşüncelerini AK Parti grubu üyeleri, nezaket ve sükûnet içinde dinlediler.
Açılım konusundaki en çok merak edilen ve konuşması dikkatle dinlenmesi gereken isim Sayın Başbakan Recep Tayip Erdoğan kürsüye gelince ise kıyamet koptu. Özelikle CHP Grubu ve Sayın Genel Başkan Deniz Baykal, Erdoğan'ın konuşmasına tahammül edemediler. Erdoğan'a konuşması sırasında sık sık sataştılar. Bunlar yetmiyormuş gibi, meclisi terk ettiler. Türkiye'nin yaklaşık yarım asırdır üzerinde kafa yorduğu, çözmek için tüm siyasi ve sivil toplum örgütleri, devlet kurum ve kuruluşlarının kafa patlattığı sorun, sonunda meclis çatısı altında masaya yatırılmıştı.
Bu konu meclis çatısı altında konuşulmayıp, tartışılmayıp, nerede tartışılacak? İktidar partisi yapacaklarını sıralayacak. Muhalefet endişelerini dile getirecek. Birbirlerini dinleme nezaketi gösteremeyince, nasıl bir ortak yol bulacaklar?
Demokratik açılım konusunda dönem dönem keskin virajlar mutlaka olacaktır. İktidar da yanlış yapacaktır. Ama sırf iktidar bu konuyu meclise getirdi diye ayak diretmek, konuşana sataşarak konuşma hakkını gasp etmek, ülke geleceği açısından özlenen tablo değil.
Başta CHP olmak üzere muhalefet meclis çatısı altında hiç de olumlu bir tablo çizemiyor. Sükûnetten ve nezaketten uzak, dinlemesini bilemeyen bir muhalefet tablosu ortaya sergiliyorlar. CHP lideri Sayın Deniz Baykal, sorunların tartışıldığı ortamlardan kaçarak nereye varacak? Halk size iktidar olarak onay vermemesinin altında bu kaçışınız yatmaktadır. Vatandaş her sorunun çözümü konusunda kayış kıranlardan, çözüme değil çözümsüzlük için çaba sarf edenlerden artık bıktı.
Ak Partinin iktidara gelmesinin sebebi, sorunların üzerine gitmesidir. Çözer veya çözemez. Sorunları bir köşeye bırakmıyor. Yılların sorunu, Kürt meselesi üzerine her siyasi iktidar cesaret ile gidemez. Ak Parti kurmayları, sonuç ne olursa olsun, sorunun üzerine gidiyorsalar tebrik etmek gerekiyor.
Ak Parti'nin bu yaklaşım tarzı, Ak Parti'yi 7 yıldır iktidarda tek başına tutmasına yetiyor. Şayet demokratik açılımda da hedeflediklerine ulaştıkları takdirde, Ak Parti 2011 yılında alternatifsiz iktidar olacaktır. Muhalefetin de ayak diretmesi bunun için.