MOBBİNG
Gerek sitemden gerekse ofisime gelerek destek isteyenlerin bir çoğu mobbing mağduru olup da bunun farkında olmadığı için mutsuzluk ve psikolojik çöküntü yaşayan kişiler. Son dönemlerde mobbig'in arttığını gözlemlediğim için bu hafta mobbing konusuna değinmek istiyorum. İşverenlerin yöneticilerin daha dikkatli olması ve mobbing'i önlemesi verimliliği artıracak şikâyetleri ve gereksiz dedikoduyu azaltacak dolayısı ile karı yükseltecektir.
Kişi işyerinde psikolojik taciz görmediği zaman daha kaliteli daha verimli çalışır ve aldığı ücretle memnun olur. Mutlu ve güvenli çalıştığı için hiçbir konuda şikayetçi olmaz.
Mobbing – İş Yerinde Psikolojik Taciz
Mobbing İngilizce bir kelimedir ve sözlük anlamı; psikolojik şiddet, baskı, kuşatma, taciz, rahatsız etme veya sıkıntı vermedir.
İş yaşamında "mobbing"e karşılık "iş yerinde psikolojik şiddet" açılımı kullanılmaktadır.
İş yerinde bir kişinin; yüksek performansı, değerleri, düşünceleri vs nedeniyle diğer çalışanlar tarafından dışlanması, alaya alınması, hakarete ve iftiraya uğraması, çalışamaz duruma getirilmesi, kişiye karşı cephe oluşturulması anlamına geliyor.
Yapılan araştırmalarda mobbing'e uğrayanlarda ortak bir özellik belirlenememiş ancak büyük çoğunluğun zeki, yaratıcı, başarı odaklı, kendisini işine adamış kişiler olduğu saptanmıştır. Mağdurlarda dikkat çeken bir diğer özellik ise sosyal hayatta çok aktif olmayan, içine kapanık, kendine güveni olmayan, dürüst ve yumuşak başlı kişiler olmalarıdır.
İş yerinde bu tür bir psikolojik saldırı zaten iş yaşamında mevcut olan, hepimizin çoğu zaman karşı karşıya kaldığımız bir durum iken isimlendirilip derinlemesine incelenmesi sevindirici bir gelişme. Şirketler arası artan rekabet koşulları, kalifiye eleman istihdamını zorunlu kılarken, bu durum çalışanlar arasında da rekabete neden olmaktadır. İyi bir yönetimin olmadığı şirketlerde çalışanlar arsında yaşanan bu rekabet avantaj yerine dezavantaj oluşturmaktadır. Mobbinge maruz kalanlar genellikle yüksek performans gösteren, çalışkan, yükselmeye aday kişilerdir. Yönetim eğer çalışanlar arsındaki bu rekabet durumunu iyi yönetemezse mobbing ortaya çıkacaktır. Bu da bu değerli çalışanların yıpranmasına neden olacaktır.
Mobbing durumu yöneticiler tarafından "örgütsel çatışma" ile karıştırılmamalıdır. Çatışmanın aksine mobbing, uzun süreli ve planlıdır. Olay değil, kişiye bağlı olarak oraya çıkmaktadır. Örgütsel çatışma yönetilerek şirkete avantaj sağlayacak bir duruma getirilebilir, verim elde edilebilir. Mobbing genellikle yöneticilerin haberdar olmadığı bir durumdur, çalışanlar arsında gizli saklı sürer. Mobbingci zaten yaptıklarının yönetim tarafından duyulmasını istemez ya da ne yaptığının zaten farkında değildir, kurban ise ispiyonculuk yaparak hem yöneticilerine hem de çalışma arkadaşlarına karşı daha kötü bir duruma düşmek istemez.
Mobbing teşhisinin konulabilmesi için dikkat edilmesi gereken 3 temel nokta vardır:
1. Mobbingi uygulayan kişinin amacı ne olursa olsun gerçekleştirdiği eylemin kurban üzerindeki etkisi
2. Bu etkinin mağdura verdiği zarar
3. Saldırının devam etmesine yönelik ısrarlı davranış, yani süreklilik…
İşyerinde yaşanan bu psiko-terör olayı maalesef çok hafife alınıyor. Sonucunu en fazla işten ayrılma olduğu düşünülüyor. Mobbingin uzun süreli yaşanması ve bir çözüm bulunamaması durumunda mağdurda psikolojik rahatsızlıklarla birlikte stresten kaynaklanan fiziksel rahatsızlıklara da neden olduğu görülmüştür. Kişi nedensiz ağlama krizlerine girer, alınganlaşır, uyku düzeni bozulur, aşırı ve ani tepkiler verir. Stres kaynaklı mide şikayetleri, motivasyon düşüklüğü, işe karşı isteksizlik, şiddetli depresyon, intihar eğilimi gözlenen bazı sonuçlardır.
Eğer yönetici iseniz ve işyerinizde mobbingden şüpheleniyorsanız inceleyeceğiniz ilk şey işe geç gelme ve rapor alma oranları olmalıdır. Yemek araları ve mesai bitimi çalışanların ofisi terk edişini gözlemek size işyerinizdeki mobbing konusunda fikir verecektir. Bundan başka işgücü devir hızınızın yüksekliği de mobbing işaretçisi olabilir.
Psikolojik saldırı olarak kabul edilen bazı davranışlar şöyle sıralanabilir:
-Üstünüz veya çalışma arkadaşlarınız tarafından ifade etme fırsatınızın sınırlanması veya engellenmesi
-Sürekli sözünüzün kesilmesi
-Azarlanmanız veya yüksek sesle bağırılması
-Yaptığınız işlerin sürekli eleştirilmesi
-Tehdit edilmek
-Yalancı olduğunuzun ima edilmesi
-İnsanların sizinle konuşmaması
-Diğer çalışanlardan izole edilme
-Yokmuşsunuz gibi davranılması
-Arkanızdan kötü konuşulması, asılsız dedikodu ve iftira
-Alaya alınma
- Özsaygınızı etkileyecek görevler verilmesi
-Çaba ve başarılarınızın değerlendirilmesinde adaletsizlik
-Görevlerinizin kısıtlanması, görev verilmemesi
-Sürekli yeni görevler verilmesi
-Yeteneklerinizin çok altında görevler verilmesi
Ancak çalışanlar her baskı yaratan davranışı mobbing olarak algılamamalıdır. Yaşanan çatışmalar içinde bulunulan koşullar ile birlikte değerlendirilmelidir. Mobbingin en önemli özelliği sürekli ve sistematik olmasıdır.
Mobbing aynı düzeyde çalışanlar arasında olabileceği gibi, üstler tarafından astlara da uygulanabilir. Yöneticilerde genellikle "bu adam benim ayağımı kaydırır mı?" "yerimde gözü mü var?" düşüncesi hakim olduğu için yüksek performans gösteren ve fikirleriyle çok göze batan çalışanlar yöneticiler için tehlikedir.
Bazen de yönetim tarafından bilinçli olarak uygulanır. Eleman işten çıkarılmak istenir ancak tazminat ödenmek istenmez. Bu durumda çalışan istifaya zorlanır. Örneğin; emeklilik yaşını doldurmuş çalışanların, taşra şubelere atanarak "bu yaştan sonra düzen değiştirilmez" düşüncesiyle istifaya zorlanması. Bu özellikle bankalarda uygulanan bir mobbing türüdür.
Mobbingin en temel özeliği "psikolojik" bir saldırı olmasıdır. Cinsel ve fiziksel saldırı ve taciz bir mobbing türü değildir. Ülkemizde de 19 mart 2011 tarihinde "Mobbing Genelgesi " yayınlanmıştır. Ülkemizde de mobbing- iş yerinde psikolojik taciz kabul edilmektedir.
Yöneticiler mobbingle nasıl baş edebilir?
İşyerinde yaşanabilecek psikolojik saldırıları oradan kaldırmak veya başlamasını önlemek için en önemli görev yöneticilere düşüyor.
- En önemli konu hiyerarşik yapıda ve görev dağılımlarında belirsizliklerin ortadan kaldırılmasıdır. Görev dağılımları, yetki ve sorumluluklar ikileme neden olmayacak şekilde yeniden gözden geçirilmelidir.
-Mobbingci yöneticisini kendi safhına çekmeye, kendisine inandırmaya çalışacaktır. Yönetici mobbing durumunu farkettiği zaman "kaçınma" uygulayabilir. Kaçınmada yönetici mobbingciye hiç bir destek sağlamaz. Ancak bu davranışını engelleyici bir tutum da sergilemez. Kaçınma mobbingi ortadan kaldırmaz, sadece mobbingci yönetimden destek alamayacağını anlar, başka bir yol bulmaya çalışır.
-Başka bir yöntem de çatışma yaşayan gruplar için ortak bir amaç oluşturmaktır. Yönetici bir hedef gösterip, beraber çalışmalarını isteyebilir. Tarafların daha önemli ve kapsamlı bir amaç için biraraya gelmeleri ve yardımlaşmaları sağlanır.
Uçak kazalarıyla ilgili yapılan araştırmalar, pek çok uçak kazasının otoriter özellikteki kaptanların çevrelerinde kendilerine itiraz etmeyen bir sürü oluşturmasından kaynaklandığını gösteriyor. Kaptanın yardımcıları, kaptanın kurallara aykırı davranışlarına karşı çıkmadıklarından, büyük kazaların olduğu gözlemlenmiş. Bu kazaların sonucunda, havacılık sektöründe, kaptanlara verilen yetkiler azaltılmış ve pilot eğitimleri daha fazla takım çalışmasına yatkın bir hale getirilmiştir.
-Taraflar arsındaki problemi çözmeye çalışabilir. Yönetici, tarafları yüz yüze getirerek, sorunları açık olarak ve ayrıntılı olarak tartışılmasını sağlar.
-Taraflar üzerinde statüsünden kaynaklanan güç ve otorite uygulayabilir ancak bu yöntemin uzun süreli kullanımı tüm çalışanlar için motivasyonu düşürür.
-Şikayet ve performans değerlendirme sistemlerinin adalet ve güvenilirliğinden emin olunmalıdır.
-İşe alımlarda kişilerin iş ile ilgili yetkinlikleri dışında kişilik özellikleri ve iletişim becerilerine de önem verilmelidir.
Çalışanların görev yerlerini değiştirme, işten çıkarma, mobbingciyi cezalandırma gibi yöntemler de uygulanabilir ancak hiçbiri mobbing için en kesin çözüm değildir. Yönetici mobbinge karşı nasıl bir tutum izleyeceğini belirlemeden önce mevcut durumu iyi analiz etmelidir. Hangi yöntemi uygulayacağı koşullara göre farklılık gösterebilir. İçinde bulunulan durumda hangi yöntemin en fazla verim sağlayacağını tespit etmelidir. Ancak yöneticiler unutmamalı ki; "Çalışanlar yöneticilerinin adalet anlayışına ve yönetim becerilerine güvenmeli."