KUZU POSTU
Yıllar yılı kuzu postuna bürünen bir it vaktaki kuzuluk rolünden bıkıp hüviyeti aslisi olan itliğini kana kana açıktan yaşama ihtiyacı hasıl olup ilk hırlamaya vasıl olup kana kana itlik yaşanırken bir de ne görelim aynı minval üzere itlikleşenlerin de beraberinde meee diye meleşmeyi zül addedip sahipleriyle beraber sırasıyla ya solo, ya koro haliyle ahvalleşe durup hırlaştıkça hırlaştılar. Filhakika roller hakiki sahibimiz olan cenabı Zülcelal tarafından dağıtılmış olup yaratılmışlık gayesine yönelik hangi cins ve de hangi ırka mensup iseniz aynı tavzifat üzere hırlama, öğürme, anırma, ötme, geviş getirme v.b. yaratılışın beraberinde bağışladığı meramını ifaya fazlasıyla hep uğraşa gelmişizdir. Ancak gerek mutad ve gerekse görev tebdilatı bakımından farklı rollerin üstlenilmişliği beraberinde nimetler getirdiği gibi bu havanın vermiş olduğu kudretin beraberinde de risk ve heyecan getirdiği tartışmasız kabulü şayandır. Filhakika bir zağar itin yıllarca kuzu postuna oturup farklı farklı gözükme becerisinin beraberinde getirdiği zahmeti takdir etmemek na mümkündür. Hele, hele ağız tadıyla anırtıda olduğu gibi bir kelbin ağız tadıyla havlama ve avazı çıkana kadar hırlama özgürlüğünün göz ardı edilerek bu tabii hakkının gasp edilerek elinden alınıp bir de yetmiyormuşçasına üstüne üstlük kuzu ve de bilahare koç gibi endam ve de lisanıyla konuşmaya mahkûm edilmesinin eninde sonunda bu farklı hüviyetin hamaliyesinden kurtulup bir gün fırsatını bulup ağız tadıyla havlamanın hazzını yaşarken kameralara yakalanmasına pek de hayret etmemek gerektiği kanaatindeyim. Şüphesiz ki kuzu postu giymenin bir mazhariyet olduğunu unutmamak gerekir. Ancak bunun rızayı bari tarafından giydirilişinin esas olduğunu unutmayıp zoraki giydirilen kuzu postlarının bir gün esnekliğini yitirip hem de hazırunun huzurunda farkına da varılmadan düşmesinin veya çeşitli vesilelerle düşürülmesinin pek de yabana atılmaması gerektiğini paylaşarak rol icabı giydirilen postun düşmesi hasebiyle yapılan hırlamadan cüret alarak zavallıları da tasnif edecek olursak esasen işin vahametini ol zamanda göreceğiz diyorum. 1) Hakikaten emsali mucibince kuzu potuna bürünen yavru itler, 2) İt olmadığı halde itliğe maruz kalmamak endişesiyle it gibi tavırlananlar, 3) İt ve itlikle uzaktan yakından en ufak münasebet kesp etmeyen zevatı kiram. Hasılı son şıkkın genellikle aklıselim üzere olduğu ve de endişeye mahal vermediği görülürken ne yazık ki birinci ve ikinci şıkta birisi itlik nesebinden olması hasebiyle ilk fırsatını bulduğu veçhesiyle endam ederken ki nesep bakımından ona da hoş bakmak gerektiği hakikası insanı it olmadığı halde itlikte karar kılıp itlik ve itoğlu itlikte maharet kesp edenlerin safında yer alıp sözüm ona kendisini bu darı dünyada sigorta ettiğine inanan zavallılara acıyıp emsal teşkil etmesi bakımından gel de zapturapt altına almaya gör.
Halihazırda asli hüviyetini yansıtmadan suret-i haktanmışçasına endam eyleyip vaktaki ısırma ihtiyacı hasıl olunup her türlü hırlama ve de dırlanma faaliyetleri encamında kimin hakiki kurt, kimin de hakiki it olduğu meydana çıkınca da sırların ifşasının nasıl da kimyanızı bozduğunu görmemek na mümkün.
Eskiden hayat çok homojenmiş, itler it, kurtlar kurt olarak endam eyleyip hayatın tadını çıkarırlarmış vaktaki insanoğlunun şeytanlıkları itten kurt, kurttan da it elde eylemek babından vahşi hayvanatla medeni hayvanları çiftleştirip bir de itler kurt kurtlara da it deme alışkanlıklarına bulaşınca akla necaset misali her şey hercümerç ve ziyrüzeber oluverdi. Hakikaten kurtla itin birleşiminden üretilen ne zaman itlik vasfının ve ne zaman kurtluk vasfının hemcinsinde ve de beyninde müteharrik güç ve kafesteki tilkiler gibi dolaşıp bir diğerine de kuyruğunu bile dokundurmama politikasıyla hemhal olunca hakikaten homojeniteyi, heterojen bir yapıya bile hasret kaldığımızı beyanda bir beis olmasa gerektir diyoruz. Bugün için binlerce dolar para verip satın aldığınız Alman veya başka Rus v.b. itin itliğini unutup kapıda zebuniyet gerekirken aniden evin çoluk çocuğunu veya size emanet edilen bir misafiri paramparça ederse bunun faturasını nasıl ödeyeceksiniz bilemem. Halbuki böyle bir tehlikenin hakiki bir kangaldan neşet edilmesine imkan ve de ihtimal yoktur. Demek ki ite itlik kurda da kurtluk yaraşır. Çünkü yüce yaratıcı her halkıyetine öyle dizayniyet buyurmuş. Yok, eğer siz inadına inadına prodüktivite adına başta insanlarla bilahare hayvanlarla ve de nebatatla bunların genetiği üzerinde oyun kurmaya çalışırsanız bunun altından bir daha kalkamazsınız.
Binaenaleyh meselenin insani vahametine gelince de tarihsel kurumlarımızı ortadan kaldırılıp bir de üstüne üstlük sınıf atlamada cibilliyet esasatını tamamen ihlal ederseniz ol zaman işte bugünkü olduğu gibi altından kalkılamayacak tezahürler ki fertlerin asli hüviyetinde olamadığı kıymetli değerlerin adeta kendileriyle mündemiç olduğunu varsaydırma zilletiyle bir ömür teşarşür buyurup her fırsatını buldukça da en kısa zamanda efendisini ortadan kaldırmak başta olmak şartıyla uyarlayıp uyarlanamayacağı hiçbir melaneti yanına bırakmadığı gibi soyulan bir muz misali gerçek kimliğini serdedecektir. Hâsılı ite itlik, kurda kurtluk, kuzuya kuzuluk yaraşır. Gerisinin encam harabat kalır. Vesselam.