Neşat Sazoğlu

Neşat Sazoğlu

sakaryahalk@sakaryahalk.com

Prof. Dr. Dilek "İftira bunlar"

Bu yazıyı yazdırmak için tıklayın..
Bu yazıyı arkadaşınızda göndermek için tıklayın..
Bu yazı hakkında yorum yazmak için tıklayın..
Geçen gün Sakarya Tıp Fakültesi Dekanı ve aynı zamanda Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Osman Nuri Dilek'e haklarında basına çıkan haberle ilgi sohbetim oldu ve kendisine bir kaç soru sordum…
Aldığım sözlü cevabın yanında birde yazılı cevap verince hoca, bazı cümlelerinde kesinti ve düzeltme yaparak aşağıya yayınlama ihtiyacı hissettim…
(Şahsımla uğraşanlar var. Hakkımda ve hastane ile ilgili çıkan tüm haberler asılsız ve mesnetsizdir...
İhbarı yapanın ismi müstear, telefonu cevap vermiyor, dedi. Hangi gaye ile yazıldığı da bellidir…
Amacın, mektupta ismi geçen kişilere yönelik beklenti ve gelişmelerin önünü kesmeye yönelik bu yazıda belirtilen konular hakkında geçtiği sıra ve sayı karşılığı olarak bilgilendirme ihtiyacı hasıl olmuştur.
Buna göre; Bir: İl sağlık Müdürümüz tam yetkili olarak görevini yapmakta, zaman zaman hastanemizin problemleri için görüşmeler yapmaktayız. İsnat edilen ifadeler tamamen saçmalıktır. Okuyan herkes böyle bir şeyin olamayacağını bilir. Bu konuda Sağlık Müdürümüze sorabilirsiniz. Bahsedildiği şekilde Milletvekillerimizle bir kere bile konuşmamız olmamıştır.
İki: 2547 sayılı YÖK kanununa göre Dekan olarak çalışmaktayım. İşbirliği Protokolü çerçevesinde ve Sağlık Bakanımızın "Olurları" ile Başhekimlik görevini yapmaktayım. KHK ile çıkan 663 sayılı "Kamu Hastaneleri Birliği Yasası" ile başhekimlik görevlendirmem diğer hastanelerde de olduğu gibi sona ermiş olup, yeni oluşumun başlamasıyla en kısa sürede yeni arkadaşlarıma devredeceğim günü inanın sabırsızlıkla bekliyorum.
Üç: Arkadaşlarım, Ağustos 2011 de "Ortak Kullanım Yönetmeliği" çerçevesinde Rektörlükçe belirlenen oranlara bağlı olarak mağduriyetleri ortaya çıktığı için tarafımdan istifaları istenmiştir. Çocuğunun okul parasını ve ekmeğini bu işten sağlayan ve zaten fedakarca bir hizmet yürüten arkadaşlarımdan daha fazla fedakarlık yapmalarını istemem doğru olmazdı. Adama "gel başhekim yardımcısı ol, hem de mevcut kazancının yarısını al" diyen bir anlayışta başka ne yapılabilir ki. Bir ameliyat için 25.000-300.000 TL arasında para istenen hastaları Sakarya'da sadece maaşı karşılığı ameliyat yapan, takip eden, çoluk çocuk sahibi 40-50 yaşına gelmiş kişilerden daha fazla fedakarlık istemek haksızlık olurdu…
Dört: Hangi projelerden bahsedildiğini bilmiyorum.. Şu anda 35 Öğretim Üyesinin hastanede diğer uzmanlar ile beraber omuz omuza çalıştığım başka bir hastane yoktur. Bunu muhatap ben olduğum için ifade etmek zorundayım, "Ben ve arkadaşlarım" yapıyoruz. Peşinde olduğum, sadece eksik olan branşlardaki kadrolardır. Yıllardır Öğrencilerini başka fakültelerden almayan Tıp Fakülteleri gibi davranmayıp, 2. Yılımızda dördüncü sınıf öğrencilerimizi Sakarya'da okutmaya başladık… Peşinde olduğum eksik kadroları da alabilirsek 1-2-3. Sınıfları da Eylül 201'de Sakarya'ya getireceğiz… Sakarya'da kadrosu olup il dışında çalışan toplam 4 hocamız vardır. Bunların girişimleri ve katkılarıyla son iki yılda Sadece bizim hastanemizde 10-15 milyon liralık yatırım kaynağı oluşturduk.. Bu rakam son on yıldaki yatırımdan çok daha fazladır…
Beş: Üniversitemizin Atama Yönetmeliğindeki kriterleri sağlayan kişiler ve tamamen YÖK mevzuatı çerçevesinde Öğretim Üyesi ataması yapılmaktadır. Bu tür iddialar tamamen mesnetsiz ve iftira niteliğindedir. Bu konuda Rektörümüze bir telefon etmeniz yeterli olacaktır..
Altı: Hasta Hakları Birimi'ni baskı altına almak mümkün değildir. Gene iftira at izi kalsın..Hastanemizin en iyi çalışan birimlerinden birisidir. Ben baskılasam hastalar SABİM'e gider, Bakanlığa gider, Müdürlüğe gider, gene şikayetçi olur… Başhekimin kliniği diye bir yer yoktur. Kaldı ki Genel Cerrahi Kliniği ilimizdeki en iyi çalışan ve en az şikayetin gittiği bir yerdir. Halen Üniversiteden 3 Prof, 1 Doç, ve 1 Yard. Doç. burada özveriyle çalışmaktadır… Bu konuda ilimizdeki diğer hastanelerden gelen zor durumdaki bütün hastalara kucak açan bir kliniktir. Bu konuda Ada Tıp, Beyhekim, Doğa Tıp v.b. yerlerde çalışan cerrahlara sormanız yeterlidir. İftiracı ve çamurcuların varsa bildiği bir şikayet ispatlasın… HHB'deki bütün dosyaları açmaya hazırım…
Yedi: Acile gelen yeni mezun doktorlarla ilgili benim ne suçum var anlamak mümkün değildir. Aile hekimliğinin kurulmasını takip eden günlerde acildeki hekim sayısı 24'den 8'e kadar düştü. Bunların yerine mecburen Araştırma görevlisi arkadaşlar nöbete girdi. Bu bütün hastanelerde ve Türkiye'de böyle uygulanmaktadır. Zorla değil, adaletle ve sırayla nöbet tutulmuştur. Bu nöbetlere hasta ile ilişkisi olmayan ve eşimin servisi olan Patoloji asistanları da dahildir. Bunların nöbet tutmadığını iddia edip ispatlamayanlar müfteridir.
Sekiz: Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğine göre; bir dalda 6'dan fazla Uzman olan yerlerde nöbet tutulur. 2-5 uzman olan yerlerde icap nöbeti tutulur. Kural budur. Buna göre; yaklaşık 1.5-2 yıldır Uzman nöbeti tutulan tek klinik kendi kliniğim olan Genel Cerrahi Kliniği Uzman nöbetleridir. Bunun dışında sayısı 6'yı yeni geçen Anestezi Kliniğinde de Uzman nöbetleri 2-3 aydır tutulmaktadır. Diğer branşlarda da sayı arttıkça nöbet tutulmaya başlanacaktır.
Dokuz: Malzemesi olmayan, alınmayan hiçbir klinik yoktur. Bu konuda iddia edilen kliniklerden Kardiyoloji kliniğinin Anjiyografi ünitesini biz açtık.. Ne malzeme istenirse şu ana kadar alınmıştır. Kadın-doğum kliniğinin isteklerine ilave olarak daha fazlasını yaptık ve Tüp Bebek Merkezi kurma çalışmalarına başladık.. Bu ay sonu itibariyle kliniklerden gelen bütün taleplerin satın alma işlemleri bitmiş olacaktır. Tabi bunun için Sakarya'nın Ankara'daki dostlarının katkılarını unutmamak gereklidir.
On: Her türlü alım tamamen kadrolu memurlar ve görevliler tarafından yapılmaktadır. Diğer sözleşmeli personel bu işte sekretaryada görevli olanlardır. Böyle zimmetli işlerde kadrosuz birisinin çalışması ve ihale yapması İMKANSIZDIR. Yani söylenen bir iftiradır. Yüzlerce firma ile çalışılmaktadır. Bu konuda hangi işlemi merak eden varsa gelip sorgulayabilir…
On bir: "…" hakkında hiçbir suça bağlı cezai işlem yapılmamıştır. Kendisi Sağlık Müdürlüğümüz tarafından hastanemize görevlendirilmiştir. "…" ile ilgili olarak hiçbir problemimiz olmayıp, işini en güzel bir şekilde yapmaya çalışmaktadır.
On iki: Yemek ihalesi, son yıllardaki en güzel ihalelerden birisidir. İhaleye 13 ayrı firma katılmıştır. Yaklaşık 3 milyon liralık bir ihalede ilk iki firma arasındaki fark sadece 6.000 TL olup, bu da ihalenin ne kadar düzgün ve dürüst geçtiğinin bir göstergesidir. Sonuçta daha iyi bir şartname ile önceki yıllarda yapılan ihalenin de altında bir birim fiyatla ihale sonuçlanmıştır. İddia sahibi, iddia ettiği hususlarda bir bilgisi varsa neden Cumhuriyet savcılığına gitmemiş ki? Bu kadar mektuba-zahmete ne gerek vardı?
On üç: Teknik hizmetler ihalesi de gene tamamen yasal ve düzgün bir şekilde tamamlanmıştır. Kim almışsa tamamen hukuki ve doğru yollardan tamamlanmış bir ihaledir.
On dört: MDO'dan yapılacak alımlarda ihale gerekmemektedir. İhale yapıyoruz suç.. yapmıyoruz suç… Halen… Yeni hastane alımları için gerekli malzemelerin alımı da İl Özel İdaresi tarafından ihaleleri gerçekleştirilmektedir. Bu konuda yazılanlar kocaman bir iftiradır.
On beş: Medikal firması ile ilgili tarafımdan Bakanlığa ve Müdürlüğe cevaplar yazıldı.. Süreçlerde yasal olmayan hiçbir şey yok….
Yukarıdaki maddelerle ilgili bir tereddüt oluşursa hastanede her türlü teknik bilgi ve doküman'ı (ve dahi BOMBA MEKTUP'u) sağlamayı taahhüt ediyorum.
İnanın o hastanede yüreğiyle çalışan bir grup insan sevdalısı var..Bize bu çamuru atanlar gün olup sağlık hizmeti için bu hastanelere gelecek, göreceği hizmet ve ilgi sonrasında utancından ve yaptıklarından dolayı yerin dibine girmeyi tercih edecektir. Ben bu kadar iftiraya iki yıldır nasıl dayandım hala anlayabilmiş değilim… Çamurcu ve iftiracıları Allaha havale diyorum..
Bunların kimin tetikçisi olduğunu da tahmin etmek inanın zor değil…
Ben ve arkadaşlarım bu tür iftiralara aldırmadan "Türkiye sevdası" ile çalışmaya devam edeceğiz. Bize düşen her ne olursa olsun kervanı yürütmeye devam etmek olacaktır. Prof. Dr. Osman Nuri Dilek.}
Cumartesi günü buluşmak üzere…
Sağlıcakla kalın…
Yazı Tarihi : 04 Ocak 2012 Çarşamba
Tanıtım, Çadır, Organizasyon, Balo, Event Company, Halkla ilişkiler, Fuar Organizasyon, Davet Organizasyon, Düğün Organizasyon, Yılbaşı Balosu, Aile Pikniği, Aile Günü, Kurumsal Organizasyon Sakarya Üniversitesi, Sau, Saü, Sakarya İndirim, Üniversite İndirim
Web Tasarım, E-Ticaret, Mobil Yazılım, Cep Telefon Yazılımı, Windows Mobile Uygulama
iş fikirleri, girişimcilik, bayilik, franchise , cv hazırlamanın yolları, ek iş ilanları
SATILIK TAŞ OCAĞI, SATILIK KIRMA ELEME TESİSİ, TAŞ OCAĞI, KIRMA ELEME TESİSİ TESİS, Sakarya Satılık Taş ocağı nikah şekerleri,düğün, nişan süsleri, nişan tepsisi nikah şekerleri, bebek şekerleri, mevlüt ürünleri, sünnet ürünleri, kına gecesi , nişan süsleri, nişan tepsisi, takı tepsisi, kına tepsisi, şeker sepetleri, sepetler, takı yastıkları, kapı süsleri, anı defterleri, şeker, gelinlik düğün nikah salonları düğün salonları davetiye organizasyon nişan