S.Ahmet Arvasi Hoca
Türk-İslâm Ülküsünün abide şahsiyetlerinden S.Ahmet Arvasi'yi bir ölüm yıldönümünde daha rahmet ve dualarla anıyoruz. Biz, Arvasi Hocayı yakınlarına, dostlarına sevdiklerine sorduk. Ahmet Arvasi'yi bir de onlardan dinlemek istedik.
Gazeteci Timuçin Mert
Seyyid Ahmet Arvâsî, yakın tarihimizde milletimizin çıkardığı şahsiyetli ve ölçülü tavrı, takdir edilecek bir tevazu içindeki yüksek ülküsü, geniş çaplı düşünce dünyası, ilmi derinliği, dürüst ahlâkı ve yüksek inancıyla düşünce hayatımızda derin izler bırakan büyük bir isimdi. Türk milliyetçiliğini "İ'lâ-yı Kelimetullah için Nizâm-ı Âlem Ülküsü" diye adlandıran isimdir. Arvâsî Hoca, bozkırda kendini arayan düşünce dünyamıza hayat veren, çoraklaşmış gönüllerimizi zemzem suyuna kavuşturan bir fikir dehasıydı. Ahmet Arvâsî'yı dinimize ve milletimize yaptığı hizmetlerden dolayı bir daha rahmetle anmayı bir borç biliyoruz.
Gazeteci MHP eski Milletvekili Nazif Okumuş
S.Ahmet Arvasi'yi Marmara Kıraathanesinde tanıdım. Bir gün Marmara Kıraathanesine gittiğimde baktım üst kat tamamen dolmuş iğne atsan yere düşmez. Salonun Marmara Denizine bakan Kumkapı tarafındaki camıyla duvarının birleştiği köşede simsiyah saçları, kaşları ve dolgun kirpikleriyle dikkat çeken esmer orta yaşlı bir insan konuşuyor. O konuştukça etrafındaki herkes tebessümle, saygıyla ve dikkatle dinliyor. "Mazlum Türk Milleti, şahikalar oluşturacak kudrete sahiptir. Yeter ki inanalım ve Türk-İslam merkezli reçetemizle önderlik edelim."
Öncesi gibi sonrasını da dinleme fırsatı bulamadığım konuşmanın aklımda kalanı sadece bu kadar oldu. Balıkesir'de görev yaptığında üç gün gözaltına alınıp işkence görüyor. Mamak'ta geçirdiği rahatsızlığın bundan nüksetmiş olacağını düşünüyorum.
Prof.Dr. Hasan Seçen
Türk Milliyetçiliğini sosyal bilim metodolojisiyle inceleyen ve "Türk-İslam Ülküsü" kavramıyla yeniden temellendiren bir fikir adamı olan Ahmet Arvasi, çağdaş Türk düşüncesinin öncü isimlerinden biridir. Eşine az rastlanır bir mütefekkir, bir ahlâk ve dâva adamı olan Arvasi, entelektüel kişiliğiyle de dikkati çekmiştir. "Hikmet kişinin yitiğidir, nerede bulursa almalı" ölçüsü içinde O, batı medeniyetine öncülük eden ve geliştiren batının büyük düşünür ve ilim adamlarını okumuş, yazılarında onların değerli bulduğu fikirlerini ilim metoduyla tahlil süzgecinden geçirmiş, gerektiğinde bu fikirlerden yararlanmış; fakat hiçbir yabancı fikrin ve ideolojinin sözcüsü olmamıştır. Yazılarındaki coşkulu üsluba, edebiyatlı ve sanatlı anlatıma rağmen Arvasi, sözün büyüsüne kapılmamış, yazdığı her yazı, her cümle, her kelimede "ölçü"yü muhafaza eden bir "ilim adamı" hüviyetini korumuştur.
Yayıncı Mümin Çevik
Ahmet Arvasi, memleketim olan Konya'nın Doğanbey nahiyesinde öğretmenlik yaptı. Babamla ahbap olmuşlardı. Ben o zaman İstanbul'da imam hatip lisesinde okuyordum. Sonra ben de kendisiyle tanıştım. İleri Türk Milliyetçiliğinin İlkeleri adlı eserini ben yayınladım. Karakter sahibiydi. Sözünü budaktan sakınmazdı. Doğruları söylerdi. Büyük bir mütefekkirdi. Anlatamadıkları yazdıklarından çokdur. Konuşurken insanları etkilerdi. Dava adamıydı. Onun sohbetlerinde bulunup ondan etkilenmemek mümkün değildi.
Sosyolog Cafer Vayni
S.Ahmet Arvasi, Türk düşünce hayatının köşe taşlarındandır. Buna rağmen gereği kadar bilinmemekte ve tanınmamaktadır. Politik duruşunun öne çıkartılması felsefi, psikolojik ve sosyolojik düşüncelerini anlamamızı güçlendirmektedir. Görüşleri günümüzde de geçerlidir. Mesela Eğitim Sosyolojisi çalışması Türk devletinin eğitimdeki sorunları çözme başarısını arttıracak bilgi, anlayış ve önerilerle doludur. Arvasi'nin hayatı da fikirleriyle örtüşmektedir. Ayrıca bana göre Türk sosyolojisinin de önemli menbağıdır. Yüzde yüz yerli ve millidir.Ancak şu ana kadar onunla ilgili belgesel bir film de yapılmamıştır. Kendini arayan insan ve estetik abidesi olan Arvasi'nin 12 Eylül mahkemelerindeki yiğitçe duruşunu da içeren bir biyografik belgeselinin yapılması gerekli ve zorunludur.
Dr. Yusuf Gedikli
Ahmet Arvasi inandığı gibi yaşayan, göründüğü gibi olan nadir kişilerden biriydi. Tam bir idealistti. Başka deyişle tam bir Türk-İslâm idealistiydi. Türk milletinin bir gün, eskiden olduğu gibi nizam-ı alemi gerçekleştireceğine inanıyordu. Bunun için çağdaş medeniyeti yakalamanın gerekli olduğunun da farkındaydı. Fakat asıl meselenin ‘yabancılaşmadan çağdaşlaşmak olduğunu' ileri sürüyordu. Bu mümkündü. Bunu hayata geçirmek için çalışmak ve düşünmek gerekirdi. Kendisi bunun için çalışırken rahmete kavuşmuştu. Ruhu şad olsun.
Dr. Veysi Erken
Âlimin ölümü âlemin ölümüdür nazarımızda. Takvimler 1988 yılının 31 Aralık gününü gösterdiğinde çağımızın alperenlerinden âlim, mütefekkir ve mürebbi S.Ahmet Arvasi hocamız vuslata erdi. O hep "Hakk" ile olmuştu. Her kulun "Hakk" ile olması derdinde idi. Onun için Şanlı peygamberi rehber edinmiş ve bu yönü ile ona layık olmaya çalışmıştır.
O her şeyi ile gençliğe örnek olmuş günümüzün ifadesiyle "rol model" olmuş bir alperendi. O, bir siyasetçi, eğitimci, muallim ve mürebbilik sıfatlarıyla mücadele adamıdır. O örnek şahsiyettir. Örnek şahsiyetlerini kaybeden toplumların çöküntüleri kolaylaşır. Merhum hocamızın eserleri ortada. Eserleriyle topluma ve insanlığa "rol" modelliği devam etmektedir.
Şanlı Peygamberimizin (s.a.v.) izini takip eden merhum hocamızın bir ülküsü vardı. O gençlerimizin Kur'an-ı Kerimin ahlakı ile ahlaklanmaları idi. Merhum hocamızın elli altı yıllık hayat kesitinin tamamı buna adanmıştır. Hayata damgasını vurmak isteyenlerin bilmeleri gereken bir şahsiyettir. Çağımızın yesevisi ve alpereni ruhun şad mekânın cennet olsun.