Ara sıra yazardan, usta yazara
Daimi ve usta yazar arkadaşla polemiğe girmeyeceğimi, baştan belirteyim…
Zira usta yazarın Sağlık İl Müdürü, Sakarya Araştırma Hastanesi Başhekimi ve hastane müdürü hakkındaki iddiaları yaklaşık bundan bir ay öncesi bana yayınlamam için teklif edildi…
Ben de bu iddiaları iftira ve mesnetsiz bulmamdan öte, tıbbi terimleri bilmesi mümkün olmayan sokaktaki bir vatandaşın Cumhurbaşkanlığına, Başbakanlığa ve Sağlık Bakanlığına şikayette bulunması garip geldi bana…
Müstear isim kullanması ise ayrı bir soru işreti…
Açıkçası konuya dair yaptığım araştırma neticesinde yazılanların tümü demiyorum tümüne yakını aslı astarı olmayan iddialar…
Bunun dışında, bakanlığın yaptığı soruşturmadan da bir şey çıkacağını sanmıyorum…
Burada amaç birileri egosunu tatmin etmeye çalışırken, bazıları da o camianın içinden geçmişte başhekim yardımcılığı yapmış, sağlık il müdür yardımcılığı yapmış kişilerin (sokaktaki vatandaş üzerinden yaptırılan) düzmece senaryolarından ibaret olduğu dilden dile de dolaşmakta…
Şimdi bana ara sıra yazar diyen usta yazar arkadaşıma şunu sormak isterim…
Hadi biz bu alanda dışarıdan sana göre ara sıra kalem oynatan biriyiz…
Peki insanlara iddiaları köşenden ve gazete haberinden sorarken, suçladığın kişilerin noter kanalıyla şahsına ya da kurumuna gönderdiği cevap hakkını neden yayınlamıyorsun?
Diyecek ki şimdi usta yazarımız, mahkeme kararı olmadan yayınlamama hakkım var…
Doğru…
Fakat kamuoyu önünde eleştiri konusu olan kişi cevap hakkını nasıl kullanacak?
Bu hakkı eleştirdiği kişi ya da kişilere tanımamak gibi bir anlayıştaki usta yazar demokratlığını, hakkaniyetliğini nasıl kamuoyuna inandıracak…
Onun ötesinde…
Cevap hakkı tanımadığın kişi ya da kişiler bir başka gazetede ara sıra köşe yazısı yazan kişinin köşesinden cevap verdiğinde mi, "bu sorduğum sorulara cevap ver köşemden yayınlayacağım" denir?
Kim inanır bu cümlelere?
Usta yazarımıza benim gazeteciliği öğretecek halim yok, zira adı üstünde "usta gazeteci" diyoruz kendisine, pardon "duayen" desek daha doğru olur…
Bir şey daha söyleyeyim siz söylemeden…
Ben Başhekimin avukatı değilim…
Usta yazar arkadaşımın da mutlaka kendisine göre inandığı doğruları ve araştırmaları vardır, ben de doğru olduğuna inanmadığım ve araştırmasını yapmadığım hiçbir şeyi savunmam…
Yel değirmenlerine saldırmayı sevmem, çünkü…
SATSO VE YANLIŞ ANLAMA
Geçtiğimiz Salı günü bu sütunlarda SATSO başkanı Mahmut Kösemusul'un yerli otomobil ile ilgili açıklamalarına bir eleştiri getirmiştim…
Bu yazıma karşın SATSO Basın danışmanı Müjgan Zaman telefonla beni aradı…
Konuya dair Zaman, yaptığı açıklamada ortada bir yanlış anlaşılmalar var dedi…
Ve peşinden sözlerine şu cümleleri ekledi: "Ya biz yerli otomobil üssü olmak istiyoruz'u iyi anlatamıyoruz, ya da iyi anlaşılamıyoruz, SATSO'nun yerli otomobil fabrikası kurmak gibi bir görevi yok…
Sadece SATSO Sakarya'da yerli otomobil üretmek isteyen girişimcilere yer ve eleman tedariki yapılacak bir il olduğunu anlatıyoruz…
Dolayısıyla ARGE ve üretilecek yerli otonun da prototipi ile ilgili SATSO olarak bir çalışmamız yok ve olamaz da"...
İlgililere duyurulur…
Salı günü buluşmak üzere… Sağlıcakla kalın…