Empati 2
Empati Kurma ve Yardım Etme Davranışı
Yapılan araştırmalara göre, yardıma ihtiyacı olan (zor durumda bulunan) kişilerle, empati kuranlar, kurmayanlara oranla daha fazla yardımda bulunmaktadırlar Bu sonuç başkalarıyla empti kuranların oranla ardım etme ihtimallerinin arttığını göstermektedir. Empati kurmanın yardım davranışına nasıl dönüştüğü konusunda başlıca iki kuramsal açıklama vardır. Bunlardan birincisine göre, sıkıntı içinde bulunan kişi ile empati kuran kişi, karşısındakinin durumunu anladığı için sıkıntı duyar ve bu sıkıntıyı gidermek için o kişiye yardımda bulunur. İkinci açıklama ise şöyledir: Sıkıntıda bulunan kişi ile empati kurarak onun durumundan haberdar olan kişi, anlayan bir davranışta bulunarak, sıkıntıdaki kişiyi rahatlatmak amacıyla ona yardım eder. Yukarıdaki açıklamalardan birincisine göre, yardım davranışının temelinde egoist bir güdü , ikincisine göre iseanlayan bir güdü bulunmaktadır.
Empatik yardım davranışının temelinde, her iki güdü birlikte yer almaktadır. Yani sıkıntı içerisinde olan biriyle karşılaştığımızda, hem o kişiyi gözlerken duyduğumuz kendi sıkıntımızı gidermek, hem de rahatlamak amacıyla yardım ediyor olabiliriz. Bazen de yerine ve zamanına göre bu iki güdü kaynağından birisi bizi ışına yöneltiyor olabilir. Eğer empatik davranışının temelinde yukarıda belirtildiği gibi egoistik ve anlamak olmak üzere iki güdü birlikte yer alıyorsa, bunlardan birincisi ruh sağlığımızı korumaya, ikincisi ise yardım konusunda toplumsal değerleri sürdürmeye yarıyordur.
Lider ve Empati
Lider kendisini yönetimi altında bulunanların yerine koymasını bilmeli, yani empati yeteneğine sahip olabilmelidir. Bu güç bir iştir. Özellikle liderin çalıştığı kişiler kendinden çok farklı kimseler ise, bunu yapabilmesi çok güçleşir. Bu noktada ileri sürülen bir sakınca da, insan kendisini bir başka birisinin yerine koyunca, o kişiye sempati duyması ve o kişinin duygu ve düşüncelerinin etkisinde çok fazla kalması ihtimalidir. Bu takdirde lider objektifliğini kaybedebilir ve bütün işleri yalnız bir kişinin açısından görebilir. Oysa liderin, liderin problemleri tüm olarak geniş bir açıdan görmesi ve objektif olarak görmesi ve objektif olması gerekir. Daha öncede bahsedildiği gibi birine sempati duymak demek, o kişinin nasıl duyduğunu kavramak ve onun gibi hisseder duruma girmek demektir. Bir kişiyi empatiyle anlamak demek ise, o kişinin nasıl ve ne gibi duygular altında olduğunu kavramakla birlikte kendi duyuşlarımızı ve düşüncelerimizi gözden kaçırmamak, kendi bütünlüğümüzü ve objektifliğimizi korumak anlamına gelir. O halde iyi bir lider empati ile anlayış gösterebilmeli, fakat her zaman dinlediği kişinin sempatizanı olmamalıdır. Sonuçta lider bir kişinin değil, grubun amacını gerçekleştirmekle yükümlüdür.
Çocuk ve Empati
Çocukların yaşıtları tarafından kabul edilmelerine katkıda bulunan etkenlerden biri, işbirliği yapmaya ve diğer çocuklarla olumlu etkileşimlerde bulunmaya istekli oluşur. Çocuklarla empati kurmak da kabul edilmeyi arttırır. Empati paylaşma, yardım etme ve öteki özgeci davranışlar için önemli bir önkoşul gibi görülmektedir . M.L. Hoffmanempati konusunda önemli çalışmalar yapmış ve empatinin gelişimine ilişkin kapsamlı bir kuram önermiştir.
Hoffman'ın Kuramı: Piaget'nin çocukların benmerkezciliklerini altı yaş dolayında somut işlem düşüncesine geçinceye kadar kaybetmedikleri ileri sürmesine rağmen, Hoffmanempatinin köklerinin çok daha erken gözlemlenebileceğine inanmaktadır.
Küçük bir çocuğun annesi, kardeşi ya da başka bir çocuk incindiğinde bazen küçük çocuk Hoffman'ınempatik acı adını verdiği bir acıyla ağlamaya başlar. Bu empatinin basit bir biçimidir. Çok az bilişsel etki taşıyan büyük ölçüde koşullu, duygusal bir tepkidir. Hoffman'a göre bebekler ilk yıl içinde kendilerini başkalarından ayırt edemezler ve birini acı çekerken ya da güçlük içinde gördüklerinde sanki bunu kendileri yaşıyormuş gibi rahatlatılmak isteyebilirler. Hoffman başka bir çocuğun düşüp ağladığını görerek kendisi ağlamak üzere olan on bir aylık bir bebekten söz eder. Bebek sonra baş parmağını ağzına sokmuş ve başını annesinin kucağına gömmüştür.
Empatik acı ilkeldir. Onu yaşayan çocuklar gerçekte diğerinin ne hissettiğini anlamaya çalışmazlar. Ancak bu yine de bir başlangıçtır.
Hoffman,bir oyuncak yüzünden çıkan kavgada oyun arkadaşı Paul'ü üzen on beş aylık Michael örneğini vermektedir. Paul ağladığında Michael oyuncağı ona verdi,bu yetmeyince Paul'un güvenlik battaniyesini bularak ona verdi sonunda Paul ağlamayı kesti. Hoffman, Michael'in geribildirimi uygun biçimde kullandığını ifade etmektedir. Bu olay Michael'in Paul'un gereksinimlerini bir dereceye kadar bilişsel olarak değerlendirebildiğini ve bunu yalnızca Paul'un duyguları ve istekleri kendininkine benzediği için yapabilmektedir.
Orta çocukluğun sonlarında çocuklarda benmerkezcilik azalır çocuklar rol oynamaya ya da belli bir durumda öbür kişinin vereceği tepkiyi hayal etmeye ve oynamaya yönelirler, fakat bu dönem somut düşüncenin sınırlılıklarına sahiptir. Böyleceempatik tepkiler anlık somut olay ve sorunlar tarafından uyarılırlar.
Soyut işlem dönemine geçtiğinde ise çocuklar tam olarak olgunlaşmış değildir fakat, kendilerinin ve diğer insanların kimliklerine ilişkin belirsiz bir kavrama sahiptirler. Bu durum onların kendilerine benzemeyen farklı türden kişilerle ve derece derece bir bütün olarak insan gruplarıyla empati kurabilmelerine olanak sağlar. Örneğin zihinsel özürlülerle ya da huzur evindeki yaşlılarla. (Devamı Haftaya)