Coşkunların yetimleri...
Geçtiğimiz günlerde "Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası'nda" meydana gelen patlama sonrası ağır yaralanan üç çocuk babası Vahdettin Çoban tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti…
Hatırlayanlar bilir. Bu patlama sonrasında Vahdettin Çoban'ın vücudu neredeyse tamamen yanmış ve Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edilmişti…
Bu sevk sırasında da Vahdettin Çoban'ın eşi ve çocukları babalarını gözyaşları içinde uğurlamıştı. Hatta o esnada Vahdettin Çoban'ın yedi yaşındaki oğlu Umut'un okul kıyafetleriyle hastaneye gelip babasıyla yaşadığı diyalog sırasında gazetelere yansıyan "o fotoğraf" yürekleri dağlamıştı…
Hani hastane kapısında babanın oğluna ve oğlun da babasına gözyaşları içinde son kez baktıkları o kare. Baba Vahdettin Çoban son kez oğluna dokunabilmek için elini uzatmış yedi yaşındaki Umut da gözyaşları içinde babasının o içler acısı haline bakıyordu…
Maalesef baba ile oğlun bu bakışları birbirlerini gördükleri son an oldu. Zira vücudunda ağır yanıklar bulunan Vahdettin Çoban tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti…
Yazık, hem de çok yazık. Belki de alınması gereken çok basit bir tedbir yüzünden insanlar göz göre göre hayatlarını kaybediyor. Geride de işte böyle yetimler ve dul bir eş bırakıyor…
Göreceksiniz "Coşkunlar Mantar Fabrikası'nda" meydana gelen "patlamalar" bunlarla sınırlı kalmayacak. Aynı patlamaların belki de daha büyüğü tekrar yaşanacak. Yine birilerinin canı yanacak ve geride dul ve yetimler kalacak…
Daha önceki yazımda ifade etmiştim, bir kez daha gündeme getirmekte fayda var. Lütfen "Coşkunlar Mantar Fabrikası'nın" bu kadar sık aralıklarla patlayıp insan hayatına mal olmasının nedenini ciddi manada araştırın…
Şayet "Coşkunlar Mantar Fabrikası'nın" bu patlamalarda bir "ihmali" varsa derhal gerekeni yapın. Bunu da kamuoyuna duyurmaktan çekinmeyin. Herkese duyurun…
Öyle göstermelik bir takım araştırmalarla işi geçiştirmeyin. Ölen o babayı ve geride kalan yetimleri ve dul eşini düşünün. Biran olsun kendinizi, eş ve çocuklarınızı o insanların yerine koyun…
Olayı sadece "patlama" boyutuyla değil, çalışan işçilerin "soysal güvenlik" durumlarına kadar inceleyin. Hatta işçilerin mesai saatlerini de araştırın…
Sizler bunu yapmadığınız ve sonuçları da kamuoyuyla paylaşmadığınız müddetçe "Coşkunlar Mantar Fabrikası'nda" yaşanan her patlama sonrası ölen ve yaralanan işçiler ile onların yakınlarının "yirmi tırnağı" yakanızda olacaktır…
Buradan "Coşkunlar Mantar Fabrikası" sahiplerine de seslenmek istiyorum. Fabrikanızda bir buçuk ayda meydana gelen iki ayrı patlamada tam 39 kişi yaralandı ve iki kişi de hayatını kaybetti…
İşleri başında sizin rahat bir hayat sürmeniz için çalışıp hayatlarını kaybeden insanların geride kalan aileleriyle ilgilenmek zorundasınız. Onların maddi manevi her türlü ihtiyaçlarını karşılamak durumundasınız…
Yoksa bu çocuklar "Sakarya Halk Gazetesi'nin" konuyla ilgili haber başlığında belirttiği gibi "Coşkunların yetimleri" olarak hatırlanacaktır. Tabi bu yetimler de sizi babalarının....
*****************************************************
Sakaryaspor mazi bu şehir gazi!…
Pazar günü Sakaryaspor'un kongresi var. Muhtemelen bu kongrede Sakaryaspor'a kimse sahip çıkmayacak. Hatta kongreye, "olur ya üzerimde kalır" diye giden olacağını bile sanmıyorum…
Muhtemelen bundan sonraki süreçte kulübün anahtarı önce Sakarya Valisi'ne sonra da Büyükşehir Belediyesi'ne götürülecek. Şayet onlar da Sakaryaspor'u almazsa bu kulüp "mazi" oldu demektir. Tabi şehir olarak bizim de "gazi" olacağımızı hatırlatalım…