1. Anasayfa
  2. Haberler
  3. Sakarya Kulisi
  4. Spor Haberleri
  5. Video Galeri
  6. Röportajlar
  7. Köşe Yazarları
  8. Nöbetçi Eczaneler
  9. Künye
  10. iletişim
    1. Telefon ve Adres Bilgileri
    2. İstek ve Şikayetler
    3. İstek ve Şikayetler Gönder
    4. Anketler
18 Ekim 2018

Depresyon ilaçlarını çaldılar

Yoğun bakımda uyutuluyor

Suç makineleri yakalandı

Beton mikseri can aldı

İslam, asıl biz seni kınıyoruz

Bilinmeyen II. Abdülhamid ve Yaşadığımız Coğrafyadaki İzleri4 Mart 2018 - 12:22, Pazar


İrfan NİŞANCIK

Sultan II. Abdülhamid Han zamanının bir çöküş ve yozlaşma dönemi olduğu tiridini ısıtıp ısıtıp önümüze getirenler Fransız araştırmacı Paul Imbert’in tam da Sul­tan’ın tahttan indirildiği 1909 yılında Paris’te bastırdığı La Renovation de L’Empire Ottoman (Osmanlı İmparatorluğu’nda Yenileşme Hareketleri) unvanlı kitabının başındaki satırlarını hiç mi okumazlar acaba? İşte o şaşırtıcı satırlar: “…Ama işte birden hiç umulmadık bir olay, ‘Hasta adam’ içine gömüldüğü uyuşukluktan silkinip çıkıyor; Türkiye kendi gücüyle kalkınacağını duyuruyor. Batı bu sıçramayı biraz bir­denbire olmuş gibi görüyor belki; ama sanıldığı kadar önce­den belli olmamış değildi bu. Yıllar öncesinden beri canlanma belirtileri başlamış, fikrî ve manevî olduğu kadar ekonomik alanda da güçlü bir çaba harcamaya girişilmişti. Anadolu, Lüb­nan, Hicaz demiryolları gibi büyük demiryollarının yapılma­sı, ilk, orta, yüksek okullarla meslek okullarının açılmasıyla öğretimin yoğun olarak yaygınlaştırılması, Abdülhamid’in padişahlık dönemini simgeleyen reformlar yeniden canlanma imkânını sağlamış bulunmaktaydı. (…) Ülke uzun süre­den beri reformlara hazırlandı. Otuz yıldır sessizce gelişmek­teydi; kararlılıkla ilerleme yoluna girdi.”Fransız araştırmacı böyle diyordu ama düşmanlık duygula­rına yenik düşen Jön Türklerin akıl hocalarından Katolik Paul Fesch’e göre Sultanın öldürtüp Haliç’e attırdığı insan sayısı o kadar çoktur ki, Haliç’teki gemiler onlar yüzünden demirleye­memekte, hatta çapaları cesetlere takılmaktadır! El-İnsaf. Ya­lanın bu kadar kuyruklusu 100 yılda bir uğrar dünyamıza…Velhasıl anlayın Son Sultanın ne kadar büyük bir gadre uğradığını…

Her toplumun görevi, kendisini o güne getirenleri unutmadan onlardan aldığı enerji ve sinerji ile geleceğini aydınlatmak olmalıdır. Geçmişten ışık almadan geleceğin karmaşık labirentlerini aydınlatmak mümkün olamayacaktır. Onun için toplumlar tarihleriyle barışık olmak ve kimi zaman onunla gurur duyarak, bazen de ibret alarak ders çıkarıp yürümelidirler. Tarihin bir görevi de; toplumların nasıl var olduklarını, hayatiyetlerini devam etmek için hangi özellikleriyle ayakta durduklarını, başarı ve başarısızlıklarının nedenlerini ortaya koymaktır. Osmanlı Medeniyetini mercek altına alan tarih; Osmanlı sultanları içinde şüphesiz ki en çok tartışılan ve hakkında en çok araştırmalar yapılıp makaleler ve şiirler kaleme alınan padişahın II. Abdülhamid Han olduğunu bizlere aktarıyor. Saltanatın ateşten gömlek olduğunu bizzat tecrübe eden Sultan Abdülhamid, tahta çıktığında ülke topraklarının kaynayan kazandan farklı olmadığını görmüştü. Balkanlar yanıyor, sömürgeci Avrupa Osmanlı coğrafyasının her yerine müdahale ediyorken, ayaklanmalar, dış baskılar, payitahttaki siyasî huzursuzluklar ile bozulan mali durum ve ödenemeyen borçlar boğucu bir girdap gibi bütün gündemi sarıp sarmalamıştı. Neredeyse bütün şartlar olağanüstüydü ve neredeyse kimse kimseye güvenemiyordu…

Coğrafyamızdaki köy isimleri bile değiştirildi

10 Şubat Cennet Mekân Padişahımız II. Abdülhamit Han’ın vefatının 100. Sene-i Devriyesi. İstedim ki O’nu coğrafyamızdaki beş-altı parça mimari eser ve adının silindiği köylerimiz ile anayım yâd edeyim. Onlar; bugünkü isimlerinden çok önce Sultan II. Abdülhamit Han’ın adını taşıyorlardı. Onlar Karasu’da, Sapanca’da, Geyve’de, Akyazı’da, Hendek’te ve Adapazarı merkez ilçesinde hep bugünkü isimlerinden gayri yaşlılarınca hala “Hamidiye” adı ile tanınan bilinen köylerimiz… Cennet Mekan Abdülhamid Han’ın vefatı sonrasında tüm Osmanlı Coğrafyası’nda olduğu gibi bizim coğrafyamızda da İstanbul’un isteği “yerel halkın isteği” bahanesi ve arzusu gerekçe gösterilerek köyün ismi değiştirilmişti. O dönemde İzmit Sancağı’na bağlı Adapazarı Kazası’nın “Hamidiye İstasyonu” bugünkü adını “Arifiye”; Hamitabat Karyesi”nin adı “Reşadiye” ; Sapanca Nahiyesi’nin Gürcü Hamidiye Karyesi “Muradiye”; Karasu Nahiyesi’nin Gürcü Hamidiye Kariyesi “Aziziye”, yine o dönem Karasu Nahiyesi’nin günümüzde Kocaali’nin bağlısı Abaza Hamidiye Karyesi “Selahiye”; Geyve Kazası’nın Hamidiye karyesi “Çınardibi” olarak isimlendiriliyordu. Bununla da kalmamıştı, bir kalemde yapılan isim değişikliği.  O dönem Akyazı Nahiyesi’ne bağlı bugün Karapürçek’e bağlı olan Hamidiye Karyesi “Ahmediye”, Hendek Nahiyesi’nin Hamidiye-i Sani Karyesi “Şerefiye”, Hamidiye Köyü “Paşaköy” ve o dönem Kocaeli’nin Adapazarı ilçesine bağlı olmayıp Kandıra ilçesi Ermişe Nahiyesi’ne bağlı bugün Sakarya ili sınırları içinde bulunan Hamidiye Karyesi de “Alandüzü” adını girişine tabela yapıyordu. Değişikliklerin tamamı 1908 yılında Meşrutiyet İlanı ile Abdülhamit Han’ın atadığı Adapazarı Kaymakamı Hüsnü Bey’in alınıp yerine atanan Yalova Kaymakamı Necip Bey tarafından yapıldığı bilinmektedir. Daha önce bu konuda bir makaleyi 11 Haziran 2006 tarihli Sakarya Yenihaber Gazetesi’nde kaleme aldığımda “Geyve Hünkâr Suyu ve Unutulan Hamidiye Köyleri” başlığını koymuştum ve Abdülhamit isimli köylerden bahsetmiştim. Geyve’nin Fındık Suyu Köyü’nde bulunan ve hala akan “Hünkâr Suyu”nun bile Abdülhamit’in hatırasını yaşattığını, Sapanca’nın Fevziye Köyü’ndeki “Hünkâr Kaynağı”nın da yine Abdülhamit Han’ın izlerini taşıdığı bugün yeni-yeni ortaya çıkmakta.

Kızıl Sultan, dediler, Gaddar Türk dediler

19. yüzyılın ikinci yarısı sadece Osmanlı Devleti için değil, pek çok Avrupa devleti için de farklı bir tarih inşası süreciyle başladı. Kırım Savaşı ve Paris Antlaşması sonrasında bu defa Osmanlı toprakları, Avrupa’da yaşanan sömürgecilik rekabetinin boy hedefi hâline geldi. Bu şartlar içerisinde, devirle özdeşleşen Sultan İkinci Abdülhamid’in gençlik yılları, Osmanlı tarihinin en köklü dönüşüm hamlesi olan Tanzimat’ın sıkıntılarını bizzat yaşayarak geçti. Avrupalı devletler, Osmanlı toprak bütünlüğünü koruma prensibini bir tarafa bırakmışlar, artık Osmanlı topraklarını paylaşma imkânlarını arar olmuşlardı. Bu şartlar altında devletin kendisini toparlayabilmesi için acil ve uzun süreli bir barışa ihtiyaç olduğuna inanan Sultan İkinci Abdülhamid, bir yandan büyük devletler arasındaki rekabet ve çıkar çatışmalarından faydalanma, öte yandan da diğer devletlerle olan meselelerini mümkün olduğunca sulh yolu ile halletme gayreti içerisinde olmuştur. Zaman zaman “korkaklık ve pasiflik” iddialarına muhatap olacak derecede bu siyasetinde ısrarlı Sultan İkinci Abdülhamid’e Kızıl Sultan, dediler, Gaddar Türk dediler ona, Zalim, Despot. Firavun, Hain Halife, “Kur’an düşmanı” yaftalarının birini çıkarıp öbürünü taktılar boynuna. Üstelik hepsi bu kadar değil. Küfür ve hakaretleri ise hiç saymıyorum. Lakin bu millete yine de onu unutturamadılar. Bazı muhalifleri, kendileri dinsiz oldukları halde ve ideolojileriyle çelişkiye düş­mek pahasına, sırf halkın gözünden düşürebilmek maksadıyla onu “Dinsiz Padişah”(!) diye suçlamaktan utanıp arlanma­mışlardı. Halk bu propagandayı satın almayınca dönmüşler, bu defa dışarıya onu ‘Dinci Padişah’(!) diye jurnallemeye kalkmışlardı. Oyunu anladınız. Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve Türkiye Cumhuriyeti’ne oynananlara ne kadar da benziyor, değil mi? Bunu biz söylemeyelim, Avrupa’nın Diplomasi Tarihi’ni kaleme almış Fransız Profesör Antonin Debidour söylesin. Yazar (Histoire diplomatique de l’Europe isimli eserinde “…Sultan Abdülhamid İslam dinini sadece kendi imparatorluğunda değil, dışarıda da canlandırmak ve Hıristiyan dünyaya karşı silahlandırmak için elinden gelen çabayı sarf edi­yordu. Bu yüzden Afganistan’da kışkırtılan kalkışmalardan bahsetmiyoruz bile, Ağustos ve Eylül 1881’de Tunus ve Güney Oran (Cezayir) isyanları ve nihayet aynı yılın sonunda sözde milli Mısır hareketi meydana geldi” diye yazmakta…Hâsılı onun elini bağlamaya çalışanların sadece içeridekiler değil, dışarıdaki üst akıl da olduğunu bilmemiz lazım.

İngilizin elini öpmeyen çocuk

Daha 11 yaşındayken yaşadığı Kırım Harbi yılları… Üsküdar’da on binlere varan İngiliz askerlerinin halkın arasına saldığı ürküntü, Büyükdere taraflarına kamp kuran Fransızların Beyoğlu yöresindeki umumi ahlaka mugayir davranışları…Sultan’ın payitahtında açılan eğlence yerlerinde relaks olan İngiliz ve Fransız subayları…Halife Abdülmecid’in göz yummak zorunda kaldığı birçok menfur olay ve bu olayları uzaktan gözlemleyen yeni yetme bir şehzade. Zamanın İngiltere Büyükelçisi Lord Stratford Canning bir gün saraya geldiği zaman babası Abdülmecid, saygılı bir şehzade olduğunu göstermek üzere Abdülhamid’den büyükelçinin elini öpmesini ister. Ne var ki, Abdülhamid, babasının ısrarına rağmen zamanın süper devleti olan İngiltere’nin kurt diplomatının elini öpmemiştir. Bu olay, İngilizlere güvenmeme şeklinde ortaya çıkacak müstakbel siyasetinin ilk işaretini vermesi bakımından önemlidir

Enstitüsü adına 10 bin altın Frank ve Pasteur’un şahsına da Mecidi Nişanı

Pasteur, kuduz aşısını 1885 yılında uygulamaya koymuştur. Sultan Abdülhamid, bu durumdan haberdar olur olmaz İstanbul’da bir Kuduz Hastanesi (Dar’ül-Kelb Tedavihanesi) açılması için harekete geçmiş hastane iki yıl içinde açılmıştır. Aynı zamanda “Evliya” lakabı ile tanınan ilk mikrobiyologlarımızdan Miralay Dr. Hüseyin Remzi Bey (1839-1896) 1886 yılında kuduz aşısının bulunuşundan hemen bir yıl sonra Zoiros Paşa ve Veteriner Hüseyin Hulki Bey ile birlikte Paris’e gönderilerek Pasteur Enstitüsü’nde görev yapmış, çalışmış ve döndükten sonra da Kuduz Hastanesi’nde görev yapmıştır. Hüseyin Remzi Bey’in anlattıklarına göre Pasteur ile ilk görüşmeleri Abdülhamid’in Pasteur Enstitüsü adına gönderdiği 10 bin altın Frank para armağanı ve Pasteur’un şahsına da Mecidi Nişanı ve madalya ünlü bilim adamına takdim edilmiştir.

Dr. Robert Koch’abirinci rütbe Osmanlı Nişanı

Abdülhamid’in tıp bilimine ilgisi Pasteur ve kuduz çalışmaları ile ilgili kalmamış aynı ilgisini verem mikrobunu ve sonrasında da tüberküloz ilacını bulan Dr. Robert Koch ile devam etmiştir. Koch’un kapısını ilk çalanlar arasında da yerini almıştır; Sultan Abdülhamid Han. Sultan bu konuda Berlin’e gönderdiği Türk doktorlar heyetinde genç yaşta ölen Mektebi-i Tıbbiye-i Askeriye öğretmenlerinden Hüseyin Hulki Bey’de bulunmuştur. Dr. Koch, Türk heyetini 20 metrekare genişliğinde sade, 4 sandalye ve 4 ayaklı bir masadan başka bir mobilya bulunmayan bir odada karşılamıştır. Dr. Koch, görüşme öncesinde Abdülhamid tarafından gönderilen ve kendisine ihsan edilen birinci rütbe Osmanlı Nişanı için teşekkür etmiştir. İlacın İstanbul’daki lepra hastaları üzerinde tatbik edilmesini ve sonuçlarının kendisine bildirilmesini istemiştir. Hüseyin Hulki Bey’de Dr. Robert Koch’a, deri ve frengi kliniğine lepralıların müracaat ettiğini, ilacın bu hastalar üzerinde tatbik edilerek neticelerinin kendilerine bildirileceğini ifade etmiştir

Türkçe hassasiyeti ve “Palas” kelimesi

Sultan Abdülhamid’in Türkçe konusundaki hassasiyetine ilişkin üç hususi iradesi ve seçilmiş bir genelgesi günümüze kadar taşınan önemli evrak ve belgeler arasında yer almaktadır. Öncellikli olarak konuya olan hassas bakışının anlaşılması açısında genelgesinden bahsedelim isterseniz. 2.Abdülhamid 19 Mayıs 1894’de Manastır İdadisi’ne Maarif Vekili Zühtü Paşa’ya hitaben gönderdiği bir genelgede Özellikle Türkçenin kullanımını istemiştir. Buna göre genelgenin günümüz Türkçesi ile sadeleştirilmiş hali ile “…mekteplerde Türk çocuklarına Türkçenin iyi öğretilmesine dikkat edilmesini, sade ve temiz Türkçeye ehemmiyet verilmesini…” istemiş ve açık bir Türkçe kullanmanın faydalarını uzun-uzun anlatmış, alışılmamış Arapça ve Farsça kelimeler yerine halk dilinde yaşayan Türkçenin kullanılmasını emretmiştir. 25 Temmuz 1894 tarihli belgede Gayrimüslim tebaa arasında devam eden bu faaliyetlere mani olmak için çareler arayan Abdülhamid’i bu irade de Hıristiyan okullarındaki talebeye ciddi olarak Türkçe öğretilmesinin temini hususunda Maarif Nezareti’ni sıkıştırırken görürüz. Hatta bu sıkıştırmada o kadar ileriye gider ki bu okullarda Türkçe derslerinin ciddiye alınmasını istemekte, imtihanlar sırasında Maarif Nezareti’nden bir gözlemci bulundurularak Türkçeyi yeterince öğrenip öğrenmediklerinin tespit edilmesini, nizamname gereği bu okulların diğer zamanlarda teftiş edilmesini ve öğrencilerine Türkçe öğretmeyenlerin kapatılmasını dahi emretmektedir. 15 Şubat 1895 tarihli bir iradesinde Abdülhamid’in otellere verilen isimlere dikkat edilmesini uyarısında bulunduğunu görüyoruz. İradenin sadeleştirilmiş halinden alınan şu kısım önemli bilgiler içermektedir.“…geçen sene Tarabya’da ve bu sene Beyoğlu’nda açılmış olan iki otelden birincisi Summer Palas ve diğeri Pera Palas olarak isimlendirilmiş bulunmaktadır. Palas kelimesi saray manasına geldiğinden ve bu tür mekânların böyle vasıflandırılması ileride bir takım sakıncaların meydana gelmesine sebep olacağından, isimlerin değiştirilmesi için lazım gelenlerin yapılması …” 30 Haziran 1896’da gönderilen bir başka hususi iradede ise İstanbul Limanı’na eşya boşaltacak gemilerin yanaşacağı yerlere asmak üzere Rıhtım Şirketi tarafından hazırlanan bayrağın ortasına Fransızca değil Türkçe olarak “Osmanlı Rıhtım Şirketi” ibaresinin yazılmasını emretmiştir.

“Dahlia”dan “Yıldız”a bir çiçeğin serüveni…

Yumrulu süs bitkilerinin en güzel renkli ve gösterişlisi olarak bilinen “Yıldız” çiçeğine, Türkiye’de ilk kez 1885 yılında, Sultan II.Abdülhamid zamanında ve Yıldız Sarayı’nın bahçesinde yetiştirildiği için bu isim verilmiştir. Yıldız çiçeğinin anavatanı Meksika’dır. Aztekler, 14.yüzyılda bu çiçeği bahçelerinde yetiştiriyorlardı. İspanya Kralı II.Filip  bilginlerden birini, sömürgesi olan Meksika’nın bitki örtüsünü incelemek üzere gönderdi. İlk Yıldız Çiçeği cinslerinin İspanya üzerinden Avrupa’ya özellikle Fransa’ya yayıldığını yazılı kaynaklardan biliyoruz. II.Abdülhamid, boş vakitlerinde Yıldız Sarayı bahçelerinde dolaşır ve değişik çiçeklerin Türkçe isimlerini sorardı. Yeni gördüğü bir çiçeğin “Dahlia” adında getirildiğini söylenmişti; ilk yetiştirildiği Yıldız Sarayı’na izafeten ve daha çok gökten alınan, bayrağımıza sembol olan yıldıza benzediği için, saray bahçıvanına dönerek bu çiçeğin adının “Yıldız” olmasını ferman buyurdu.

Eyüp Sultan Türbesi Kapısı, Sunay’ın Makam Masası O’nun eseri

Sedef ve fildişi kakma, oyma ve süsleme işlerindeki marangozluğu maharetinin yanı sıra usta bir marangozdu; Abdülhamid Han. Sarayında özel bir marangozluk atölyesi ve son derece ustaca aletlerin ve çokça ekipmanın bulunduğu aletleri bulunuyordu. Marangozluğa Avusturyalı Karl Jarsen Adlı bir sanatkârın teşviki ile başlamış; iş tulumunu giyer, Tophane Fabrikası ustalarından Yzb. Mehmet Efendi ile girdiği atölyesinde saatlerce kendini kaybeder, yazıhane-konsol-sehpa ve masa yapardı. Eyüp Sultan Türbesi’nin sedefli kapısını, Yıldız Camii’nin çifte Hünkâr Mahfilleri’ni ayıran gül ağacından mamul kafesli cumbaları O’nun maharetli ellerinin eseridir. Kendi elleri ile imal ettiği masalardan birisi de, Cevdet Sunay’ın görev süresi dolduğunda 1973’de Çankaya Köşkü’nde bulunandı. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay görevini Cumhurbaşkanı Vekili Tekin Arıburun’a el yapımı imal edilmiş bu masanın başında devretmiştir.

İstanbul’un doğum istatistiğini tutardı

Sultan II.Abdülhamid Han’ın önem verdiği hususlardan biri de hiç şüphesiz İstanbul’da meydana gelen günlük doğum vakaları idi. Abdülhamid, yeni doğum yaptığını haber aldığı fakir kadınlara derhal para, erzak, elbise ve çamaşır göndertirdi; bu vakaların istatistiklerini özel olarak tutardı.

Kutsal topraklarda hayra özel ihtimam

Kutsal topraklarda hayır yapmak için özel ihtimam gösterirdi. Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Hatice, Hz. Fatma, Hz. Hamza ve Hz. Abbas ile Peygamber Efendimizin (sav) amcakızı Ümmühani, Amcaoğlu Süfyan vd. saadethanelerini ve Bilal-i Habeşi’nin ilk ezanı okuduğu mescidi tamir ettirdi. Taaif’de metfun Abdullah b.Abbas ve Hz. Ali’nin üçüncü oğlu Muhammed İbn-ül Hanefi ye Hazretleri’nin türbe ve makamları O’nun emri ile mükemmel surette tamir edilip örtü ve perdelerini hediye olarak gönderdi. Hz. Amine’nin Peygamber Efendimizi dünyaya teşrif ettiği evini yeniden yaptırdı, Hz. Hatice ve Hz. Amine’nin türbelerini ihya ettirdi.

Sakarya Coğrafyası’ndaki mimari örnekler

Devr-i Dönemi’nin Sakarya Coğrafyası’ndaki mimari örneklerinden bilgi vermek gerekirse bu eserleri iki gruba ayırmak gerekmektedir. Birincisi “kendi şahsi bütçesi ile yaptırdıkları” diğerlerini de “devlet bütçesi ile yaptırdıkları” şeklinde gruplamak O’nun hakkını teslim etmek adına önemli görmekteyim. Bugün o binaları ayrıştırmaya çalışmayacağım bu genel tarihçilerin ve akademisyenlerin işi ben bir yerel tarihçi olarak ancak o binaları ismen sıralamayı tercih edeceğim. 1898 yılı yapım tarihli Mekece Tren İstasyonu ve Sapanca Uzunkum’da sütannesi adına yaptırdığı Rahime Sultan Camii, günümüzde Pamukova Belediye Binası olarak kullanılan Akhisar İptidai ve Rüşdi Mektebi ve Sapanca Tren İstasyonu dışında binaların “ayakta kalmadığını da söylememiz” gerekir. Evet, maalesef coğrafyamızda  II.Abdülhamit Dönemi’nin eserlerinden bu üçü dışında orijinal hali ile ayakta kalabilen olmamıştır. Bu üç bina dışında diğer yapıları yazmamız gerekirse bir özellikleri vardır ki bu önemlidir. Sultan II. Abdülhamid’in Yunan harbinde bulunmuş Mustafa Süleyman isminde bir neferin köyüne bir cami yapılması isteğine, Hazine-i Hassa’dan masrafının karşılanması ve cami adının Ertuğrul Gazi olması şartıyla Adapazarı Hasan Fakih Köyü’ne bu caminin inşası ile ilgili olarak irade çıkartmıştır. Yine 1989 yapım yılı tarihli Sakarya Nehri Balaban Köprüsü, 1878 tarihli İzmit-Ankara yolu, 1905 yapım yılı tarihli Sakarya-Karasu iki Çeşme öncelikli olarak dönemin eserleri arasında sayılabilir. Burada bir tespitimizi daha kaleme almak isterim. Evet, Yazılı tarih kaynakları II. Abdülhamit’in zamanında Karasu ilçesinde iki çeşmenin yapılıp hizmete açıldığını yazmaktadır. Çeşmelerden birinin bugün ilçe merkezinin Aziziye Mahallesi’nde bulunan caminin arkasında bulunan ve bugünkü renkleri ile yeşil-sarı olarak hizmet veren çeşmenin bu çeşmelerden olduğu kabul edilmesi mümkündür. Yapısı ve mimarisi itibarı ile o döneme ait olması muhtemeldir ve bu ihtimal gerçeğe yakındır. Kontrol ettirilmesi ve bu işi bilen restoratörlerin bununla ilgilenmesi belki de tarihin bir kayıp gerçeğini ortaya çıkartacaktır. İkinci çeşmenin yerinin de yine bugünkü adı ile yine bugün ilçenin Kuzuluk Mahallesi’nde bulunan ve “Tüccarın Çeşmesi” olarak bilinen bölge olduğunu tahmin etmekteyim. Bu iki çeşmenin yerlerinde ve temellerinde yapılacak titiz bir çalışmanın bu konuda önemli sonuçlar vereceğine inanım sonsuz. Ne diyeyim ki; belediyenin ve Kaymakamlığın bu konuda bir çalışma yapmalarını önermekteyim. Denemekten bir zarar çıkmaz. Belki de sonunda Karasu bir yeni destinasyon noktasına daha kavuşur. Yine yazılı tarih kaynaklarında 1900 yılı inşa tarihli bugün kendisinden herhangi bir iz dahi bulunmayan Geyve Askerî Depo’dan ve 1890 yapım yılı tarihli Adapazarı Sanayi Mektebi’nden ve 1890 yapım tarihli ilk günkü orijinalliğini tamamen kaybetmiş Hendek Nuriye Köyü Camii…

Başka… Evet, başka yok. Hepsi bu. Kalın sağlıcakla.

Bu yazı toplam 594 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA HALK GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA HALK GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.
  1. Bugün
  2. Dün
  3. Bu Hafta
  4. Bu Ay

 

 

 

Site İçi Arama


 

 

 

Nurcan Keleş Odabaş

Etiket kontrolü fiyatı düşürmeye yeter mi?

 

 

 

İstek ve Şikayetleriniz

ümit zengin19 Haziran 2017 - 08:44, Pazartesi

molla köydeki göletler çok ilgisiz ne bir çöp kovası var ne bir denetleyen anlaşılan bi tertip bi düzen yok bu imkan yurtdışında olsa emin olun bal dök yala şekli olur adamlar suni yapmaya çalışıyo biz orjinaline sahip çıkmıyoz benim tepkim belediyeye iki tane levha koymuş moloz atmayın kamera var ceza yazılır diye ama hiç duymadım ceza yiyeni daha gerçekden çok güzel bi aktivite yeri olur deyerlendirilmesini arzu ederim saygılarımla.

Kemal KOÇÖZ1 Haziran 2017 - 13:51, Perşembe

SAKARYA'NIN ŞİRİN SAHİL KENTİ KARASU'DA DA BİR FEN LİSESİ GEREKLİYKEN YETKİLİLER HÂLÂ HAVANDA SU DÖVME YARIŞINDALAR! ŞİRİN İLÇE KARASU'DA BİR FEN LİSESİ AÇILMASI GAYRETİ NEDEN YOK? SAĞLIK MSLEK LİSESİNE UYGUN ESKİ HASTANE BİNASININ FEN LİSESİNE DEVRİNİ SAVUNMAK, AKINTIYA KÜREK ÇEKMEKTİR! ESKİ HASTANE BİNASINA SAĞLIK MESLEK LİSESİ ÖNERİLMELİDİR. VE AYRICA , ISRARLA KARASU'DA BİR FEN LİSESİNİN AÇILMASINA GAYRET GÖSTERİLMELİDİR.. BELEDİYE BAŞKANI BU İŞE EL ATSA KARASU BİR FEN LİSESİ KAZANIR..

ismet doğuş4 Nisan 2017 - 22:03, Salı

birileri yalan söylüyor ama kim hafta sonu denetim yapıp ağ ve kasnak topladıklarını iddia eden saski açıklamasında yalan söylemediğini ispat etsin gölün hangi mevkini denetledikleri buradan açıklasınlar yada bu görüntüleri ben ispat ediyorum buyrun bakınseyredin https://www.facebook.com/gibmirlicht/videos/vb.638572960/10154699641437961/?type=2&theater¬if_t=like¬if_id=1491319767603786

Kemal KOÇÖZ10 Ocak 2017 - 21:22, Salı

Kemal KOÇÖZ Sakarya'nın şirin sahil ilçesi Karasu, yağmurlu havalarda su altında kalıyor.. Atık su hatlarına bağlı bulunan birçok çatı suları da ilçe atık su hatlarının tıkanmasına ve taşmalara neden oluyor.! İlçe atık su hatlarının tıkanıklığının ve taşmaların önlenilmesi içindir ki, yağışlı havalarda oluşan yağmur dereciklerinin atık su hatlarına intikali bir nebze de olsa engellenilmelidir ve hatta ilçe merkezinde atık su taşkınlarına sebebiyet teşkil eden çatı yağmur sularının ilçe atık su hatlarına bağlantıları iptal edilmelidir.

Kemal KOÇÖZ7 Ocak 2017 - 23:48, Cumartesi

Kemal KOÇÖZ Sakarya'nın şirin ilçesi Karasu, yağmurlu havalarda su altında kalıyor.. Atık su hatlarına bağlı bulunan birçok binanın çatı suları da ilçe atık su hatlarının tıkanmasına ve taşmalara neden oluyor.! Vaktiyle fındık kabuğu ve odun konulan bodrumlarımız bile gölete dönüyor.! İlçe atık su hatlarının tıkanıklığının ve taşmaların bir nebze önlenilmesi içindir ki, oluşan yağmur dereciklerinin atık su intikali önlenilmelidir ve hatta ilçe merkezinde atık su taşkınlarına sebebiyet teşkil eden çatı yağmur sularının ilçe atık su hatlarına bağlantıları iptal edilmelidir.

Volkan27 Aralık 2016 - 17:06, Salı

Iyi gunler gazetenizi surekli takip ediyorum malesef bir genc olarak genclerin sakaryadaki sorunlariyla alakali birsey bulamiyorum. Gazetenizde sakarya gençliĝin sorunları veya sakaryada genç olmak gibi kose yazilari bekloyorum bunuda bizim gibi gencler yaparsa sevinirim ben simdiden talibim iyi gùnler

mehmet18 Kasım 2016 - 18:56, Cuma

KORUCUK 25 NOLU HATTA ÇALİŞAN ARAÇLARIN DOLULUK ORANI VE HASTAHANEDEN ALINAN YOLCULARLA AYRI ÇİLE YUMAĞINA DÖNDÜ.ÇÖZÜM 24 NOLU BELEDİYENİN ARACI 25 NOLU HATTA ÇALIŞMASI YATA 24 NO HATTA KONAN ARAÇ GİBİ ARAÇ KONMASI İNSANLAR SABAH AKŞAM PERİŞAN AYAKTA GİDİP GELMEYE BIKTIK.

isimsiz27 Ekim 2016 - 17:34, Perşembe

serdivan ilçesindeki bahçelievler siteler camii derneği banka yolu ile camii imamı için lojman alıcakmış,,, eee şimdi biz o camide kapı önüne açılan sergiye attığımız sadakaları ne diye atacaz bu cebimizdeki paranın faize gitmesi gereken para kısmı mı diyecez ,,,,imam memursa bende memurum bana niye kimse ev almıyor

İlkin KUTLUAY25 Nisan 2016 - 15:19, Pazartesi

Serdivan İlçemize bağlı Vatan Mahallesi Adnan Menderes caddesi 79A Dünyam Konutlarında ikamet etmekteyim. Sakarya halkı olarak Yazlık Kanal boyu şeklinde adlandırılan Evrenköy Yazlık yerleşim birimlerini Adapazarı merkeze bağlayan Çark deresi kenarındaki kara yolu ile ilgili bölgede ikamet eden birçok kişi gibi birtakım sıkıntı ve isteklerim var. Yazlık olarak adlandırılan bu bölgede her geçen gün çoğalan yeni konut alanları ve artan nüfus ile birlikte Kanal boyu yolu yoğun olarak kullanılmakla ,dar ve bakımsız. Bir çok bölgesinde asfaltlarda çökme dağılma mevcut. Yol kenarları asfalt değil mıcır ve toprak ile doldurulmuş . Geçen her araç ile havalanan tozdan zaman zaman görüş mesafesi daralıyor, tozdan kaçmaya çalışan yayaların kendilerini koruyabileceği yer yok. Yol boyunda yer alan site balkonları ve diğer alanları yoldan kalkan toz ve topraktan kullanılamaz durumda.Balkonlar toz ve çamur içerisinde. Yağan her yağmur ile çatıda biriken toz ve topraklar oluklardan çamur şeklinde akıyor. Evlerimizde toz gelecek diye cam açamıyor,balkonlara çamaşır asamıyoruz. Yol üzerinde sürekli ağır tonajlı kamyonlar seyir halinde. Saat sınırlaması olmadan günün her saatinde şehir içi hız sınırlarının çok çok üzerinde, üzerleri açık ve her an düşebilecek malzeme taşıyan bu araçlar için denetim ne sıklıkla yapılıyor? Yol kenarından geçen çark deresi çöp atıkları ile sürekli kirli. Farklı şehirlerde, şehir içerisinden geçen derelerin ıslahı ile oluşturulmuş yeşil alan ,park ve sosyal alanlar bu dere için de yapılamaz mı? Şehir içinde kalmış Yazlık Bölgesi kanal Boyu Çark deresi için ıslah ne zaman yapılacak? Sakarya Büyükşehir Belediyesinin ilimizde bir çok büyük proje gerçekleştirdiğine tüm Sakaryalılar olarak şahit olduk. İnşallah bu bölgede yaşayan tüm kardeşlerimizi bu sıkıntıdan kurtaracak çalışmalar başlatılır. Yetkililerden en azından ilgili Kanal boyu yolunun yol kenarlarındaki mıcır alanlarının asfaltlanıp yaya yolunun genişletilmesi hususunda hassasiyet göstermelerini bekliyor saygılar sunuyorum.

Kemal KOÇÖZ26 Mart 2016 - 11:52, Cumartesi

Bu karmaşık ortamda,Sakarya ili dahilindeki İlkokulların il dışına yönelik bazı illere dair programlayacakları "Okul Gezisi" etkinliklerinin iptal ettirilerek, onca gezilecek yerleri bulunan Sakarya dahilinde "İl İçi Gezi"si şeklinde programlandırılmasının Valilikçe de önerilmesi veya organize ettirilmesi hususu ivedilikle ele alınıp okullar bu konuda yeniden bilgilendirilmelidir.

yasin7 Şubat 2016 - 13:14, Pazar

SAKARYA Erenler Belediyesi Bekirpaşa mahallesi ve civar köyler yine sular altında.Geçen sene Cavit Öztürk söz vermişti.Başkan verdiği sözün arkasında durmadı.su kanalını ıslah edecekti?

Kemal KOÇÖZ14 Mayıs 2015 - 10:52, Perşembe

Sakarya'nın sahil ilçesi şirin ilçe KARASU'da da FEN LİSESİ açılmalı. Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın 05.06.2014 tarihli onayıyla Türkiye genelinde kapatılan 226 Anadolu Öğretmen Lisesi, Anadolu Lisesi'ne dönüştürülmüştü.. Adıyaman-Kahta, Amasya-Suluova, Çorum-Sungurlu- Çekerek, Denizli-Acıpayam, Erzurum-Oltu, Giresun-Görele, Gümüşhane-Şiran, Kayseri-Develi-Bünyan-Yahyalı, Sivas-Şarkışla, Muş-Malazgirt vb Anadolu Liseleri'nin "FEN LİSESİ" konumuna dönüştürülmesi işlemleri söz konusuyken; 08 Temmuz 2003'te Bakanlık oluruyla açılmış bulunan Karasu Anadolu Öğretmen Lisesi'nin (Haziran 2014'te) kapatıldığı Karadeniz'in sahil ilçesi şirin ilçe KARASU'da da bir "FEN LİSESİ" açılması Karasu halkının beklentisidir..

eren1 Nisan 2015 - 17:24, Çarşamba

buyuksehir belediyesi esen tepe mezarlık duvar demir elerin boyama ve karsı taraftanbakıldı zaman hac işaretigibi gözüküyor saygılarmla bilindirlmesine

salih tüysüz14 Mart 2015 - 14:27, Cumartesi

iyi günler biz tüvtürk kocaeli araç muayene istasyonunda çalışan işçileriz sakaryalı iş adamı TALİP KURİŞ sahibi olduğu tem a.ş şirketi bünyesinde çalışıyoruz iş yerimizde sendika üyesi olduğumuz için çeşitli bahaneler işten kovulan arkaşdaşların sesini duyurmak için yardımlarınızı bekliyoruz.Kocaeli yerel basınında geniş yer olan bu olayı sakaryada özgür yayın yapan basınında olduğunu düşünüyoruz.Sesimiz duyurmak için sizden yardım bekliyoruz. dün akşamdan itibaren sendikaya üye olduğu için 20 yakın işçinin işine son verildi.

fethi Taşkın12 Şubat 2015 - 12:53, Perşembe

KARASU DEVLET HASTANESİ NE ZAMAN BİTECEK Karasu İlçemiz gerek nüfusu itibarı ile gerekse konumu itibarı ile bölge durumundadır. Yaklaşık Beş yıldır inşaatı devam eden Devlet Hastanemizin faaliyete geçmesi yılan hikayesine dönmüştür.Bu hususta gerek mahalli gerekse resmi bir bilgi yoktur.Bu hastahane gerek Karasu gerekse Kocaali İlçelerimiz ve çevre mahallelerin büyük ihtiyaç duyduğu bölge hastahanesi olarak değerlendirilmelidir. Ayrıca Mevcut hastahane de var olan Cildiye,Göğüs hastalıkları gibi branşlar kaldırılmış,Sakarya İline sevk yapılmaktadır. Yaz aylarında yaklaşık 150 bin nüfusa ulaşan ilçemiz için büyük bir eksikliktir.İnşallah Bu konu ile İlgilenen Kamu Hastahaneleri Birliği,Mülki amirlerimiz Belediye Başkanlarımızın ilgisini çekeceği ümidi ile saygılar sunuyorum.

Mehmet AYGÜN3 Şubat 2015 - 20:46, Salı

merhaba iyi çalışmalar bizler hendek Büyükdere mah.ikamet eden şahıslarız şikayet değil amacımız istek mahallemizin 1461 sok hendek merkeze 4 -5 km uzaklık mesafesi Telekom telefon aboneliği veriyor ama internet hizmeti veremiyor Telekom bizleri yontulacak tavuk görüyor uzaklık bahanesiyle internet kullanamıyoruz halbuki çok mahaliyeti yokmuş bir santral yükselecek veya belirli bir yere yedek kutu koyacak bizim bu istek olarak gazetenizde yayınlarsanız çok memnun oluruz. birde aynı mahallede yani 1461 sok harici tüm sokaklarda doğal gaz var nereye gitmişsek bizi dinlemiyorlar bununla ilgili olarak mah.bizleri ziyaret eterek görebilirsiniz internet ve diğer sorunlarımızı vatan daşlarımızla konuşarak bire bir dinlersiniz saygılar

Mustafa4 Ocak 2015 - 01:52, Pazar

Sakaryada feci kaza 04.01.2015 00.32 sularinda aracın tekerinin patlaması sonucu ataç yolda defalarca takla atıp şarampole yuvarlardı araçta bulunan 2 kişi ağır yaralandı

uğur battı9 Aralık 2014 - 19:58, Salı

İyi günler, TOKİ nin Korucukta yapımını tamamladığı 466 konutun anahtar teslimi bir türlü yapılmıyor. 3 aydır hem TOKİye ödeme yapıyoruz hemde kira ödüyoruz. TOKİ den son aldığımız bilgi SEDAŞ trafo devrinden sonra teslim edilecekti fakat SEDAŞ a konuyu sorduğumuzda TOKİ nin eksik evrak tesliminden dolayı devir gerçekleşmiyormuş. TOKİ sanki ilk defa bu işi yapıyor nasıl eksik evrak teslim eder anlamıyoruz. TOKİ ile SEDAŞ arasında kaldık evrak prosedüründen dolayı mağdur oluyoruz. Anahtarlarımızı biran evvel teslim etsinler evrak işlerini sonrada hallederler, yaklaşık 1000 kişiyi ilgilendiren bu konuda bu ne vurdum duymazlıktır anlamıyoruz. Yerel Basından Destek bekliyoruz

Fethi Taşkın27 Ekim 2014 - 03:16, Pazartesi

SAKARYA-KARASU İLÇESİNDE HAYVAN SEVER OLMAK Ben Karasu Yalı Mahallesi 200 Sokakta ikamet ederim. Belirtilen mahalle her mahallede olduğu gibi başı boş sokak köpekleri var bunlardan ben rahatsız değilim.Ancak bu hayvanlardan biri 11 adet yavru yapmış, 15 günlük yavru köpekler mahalle sakini olarak elimizden geleni yapıyoruz ama yeterli olmuyor yavrular aç,bu yavruları öldürmeden bakılabilecek yer var mı, bu yazımı okuyan ve ilgilenin olur mu ,ben bu gecede yavruların ağlama sesi ile yatacağım ..Gerek Belediyemiz gerekse hayvan sever insanların dikkatini çekmesi dileğimdir.Soğuk ve sağnak var.. Saygılarımla Fethi Taşkın Emekli Polis Memuru

Fethi Taşkın11 Ekim 2014 - 23:50, Cumartesi

KİMLİK BİLDİRME KANUNU'NUN UYGULANMASI,KİRACI VE PANSİYON Ülkemizde Kanunlar çıkartılır, uygulamalarda ise bir aksaklık ve eksiklik mutlaka yapıyoruz.İllerimizde,İlçelerimizde birileri evlerini kiraya verirler,vergiden kaçmak için sözleşme yapılmaz, günlük,haftalık pansiyona verilir,bir kayıt ve belge olmaz yeter ki para gelsin.Evi Kiralayan pansiyon olarak tutan kim belli değil,gidip Mahalle Muhtarlıklarına müracaat ta etmiyorlar.Kim ve ne yaptıkları belli değil..Konutumun yanında birileri kiracı kisvesi altında yasa dışı işler yapar ben gazeteden öğrenirim. Ben açık ve net yazıyorum.Vergi dairelerinin elamanları bir çevreyi gezsinler esnafı gezdikleri gibi,bu şahıslar bildirimde bulunmuşlar mı vergi veriyorlar mı ..Belediyelerimiz,Mahalle muhtarlarımız bu hususlarda bir çalışma yapma durumunda değiller mi.saygılarımla.

ugur19 Ağustos 2014 - 11:28, Salı

Erenlerde oturmaktayım. Yeni taşındım. Geceleri saat 12 den sonra sabah 6 ya kadar süren lastik kokusu oluyor havada cam açamıyoruz. Bu konuyu medya gündemine getirme şansımız varmı. Burdaki vatandaşların çoğu şikâyetçi fakat kokunun nerden geldiği tes bit edilemiyor. İlgilenirseniz sevinirim.

Fethi Taşkın22 Temmuz 2014 - 03:46, Salı

Karasu İlçe Trafik Komisyonunun Bilgisine; Sakarya Büyük Şehir Belediye Başkanlığımız tarafından Karasu Doğu ve Batı Karadeniz caddeleri Asvalt'landı sahilimize yakışan cadde haline geldi.Bu çalışmalar esnasında bir işci kardeşimiz kazen vefaat etmiş(Denizde Boğulma),Yüce Allahtan Rahmet, Başta Ailesine İş arkadaşlarına Sabır diliyorum. Asvalt yapılan Bu Caddelerin girişlerine özellikle hız sınırı levhası veya radar hız uygulanmasının yapılacağı yazılmalı,özellikle Ramazan Bayramından sonra trafiğin iki katına çıkacağından,Ölümlü ve yaralamalı Trafik kazası olmadan, bu ve benzeri önlemlerinin alınması önem arz etmektedir. Saygılarımla

bekir9 Temmuz 2014 - 09:45, Çarşamba

iyi günler, syfanızın sağ üstündeki iftara kalan süreyi takip eden sayacı kaldırırmısınız, faydalı değil insanı iftar psikolojisine sokuyor, sıkıntı

ercan17 Mayıs 2014 - 23:10, Cumartesi

paralel yapı kurbanlarını unutmayın bunlara biat etmeyen memurlar hala perişan halde onlarda en güzel makamlarda en kıyak maaşı alıyor hala devleti onlar yönetiyor

necmi demiralay14 Mayıs 2014 - 17:49, Çarşamba

..hayvan barınağı için kedilerde geçerlimi.bir anne 3 yavrusu var..

Fethi Taşkın20 Mart 2014 - 02:35, Perşembe

Zamanım oldukça takip ettiğim Gazete'nizin 8.Yaş gününde Şirketiniz Yönetim Kurulu üyelerini,Yazarlarınızı,Muhabirlerinizi,İşçilerinizi tebrik ediyor..Sakaryalı hemşehrilerimizi bilgilendirme ve aydınlatma yolunda nice yıllara.. Saygılarımla

Şener ERİŞİR4 Şubat 2014 - 11:56, Salı

Anketiniz le ilgili; "Adapazarı Belediye Başkanı Süleyman Dişli gitmeli mi kalmalı mı?" sorusunun cevabı "evet" ya da "hayır" olamaz. ya sadece gitmeli mi diye sorulur ya da sadece "kalmalı mı" diye sorulur ki cevap evet ya da hayır olsun. ya da şıklar "gitmeli" ya da "kalmalı" olmalı ki biri seçilsin.

Fethi Taşkın21 Ocak 2014 - 23:05, Salı

TEŞEKKÜR VE TESPİT Daha önce Karasu İlçemize doğalgaz bağlanması ile ilgili AGDAŞ'a istek ve şikayet yazmıştım.Şu anda yüzlerce Karasu'lu hemşehrimiz doğalgaz kullanıyor.Bu hizmeti Karasu İlçemize kazandırılmasına katkı yapan Agdaş Yöneticilerine başta olmak üzere teşekkür ediyorum.Şu anda Karasu ana arterlerde Büyük Şehir Belediyemizce asvalt ve bakım çalışmaları yapılıyor. Sanayi ve Turizm kenti olmaya aday bu güzel ilçemiz, Büyük Şehir Belediyemizce alacağı hizmetle gelişecek ve güzelleşecek,bir yanda Organize Sanayi,limanı,Temiz kumsal ve plajı,Şu veya bu parti demiyorum..Kazanan Karasu ilçemiz olacaktır. Büyükşehir Belediyemiz günde karşılıklı 2 sefer Belediye otobüsü koyarak Sakarya Kent merkezimize bağlantısını artırması,Vatandaşlarımızın günlük hastahane veya alışveriş hizmetleri daha kolay ve uygun yapmalarını sağlanacaktır.Karasu İlçemizin gelişmesi ve güzelleşmesi dileği ile;

ibrahim yılmaz4 Ocak 2014 - 17:45, Cumartesi

Ben bu cuma röportaj yazmıştım kanalınıza Cadde'de bulamıyorum ?

Nurhan19 Aralık 2013 - 10:57, Perşembe

Eşim, Adapazarı ilçenizde bir bankada çalışmaktadır ve tren çalışmadığı için birkaç arkadaşı ile dönüşümlü olarak kendi araçları ile İzmit Adapazarı yolculuğu yapmaktadır. Eşimin, en kısa yollar dahil, hiçbir zaman araç kullanırken emniyet kemersiz seyahat ettiğini görmedim. Fakat 18.12.2013 tarihinde, 28.08.2013 tarihli, Atatürk Bulv. da kesilmiş bir emniyet kemeri cezası geldi. Emniyet Müd. ait bir şikayet kutusu olmadığı için, gazetenizi kullanmak istedim. Cezamızı ödedik. Fakat dürüst olan insanların bunu hak etmediğini düşünüyorum. Resim yok ve aylar sonra ceza makbuzu elimize ulaşıyor. Düzenlemeler yapılmalı ve ispatlanmalı suç durumu. İlginize şimdiden teşekkürler.

İBRAHİM ETHEM15 Aralık 2013 - 13:42, Pazar

-DOLANDIRILDIK- BİLGİ VE SUÇ DUYURUSUDUR. Adam 165 b0ylarında bıyıksız zayıf yüzlü düzgün giyimli 35 yaşlarında. gelmiş cemaata ambulans şöförüyüm.dağıtım oldum.burdaki hastaneye.kastamonuluyum demiş.ADI DA MEVLÜT 13 aralık perşembe buz gibi soğuk.. ev sahibinden anahtarı almış eve gelmiş.elektrik su açık değil yarın açtıracak,eşyası cumartesi gelecek.kızı da imam hatipe gidiyormuş.okul yakın olduğu için burayı tutmuş.kalıp eşyayı bekleyecek.alt kattan ısıtıcı kablo almış orta kattanda elektrik. ve sıcak yemek.tabak çanak.eh isterse yorgan.eh kış günde "Allahın misafiri merhametlere oynuyor adam. "Allah razı olsun" Allah kabul etsin." da diyor.eziliyor büzülüyor mahçup.14.aralık cuma akşam.abi diyor elektrik suyu açtırdım.yemek param yok.GELİNCE HANIMIN ALTININI BOZDURURU HEMEN VERİRİM.ELETRİĞİ BU GECEDE KULLANAYIM. SOĞUKTA AÇ KALMASIN GURBETÇİ ADAM.Al 100TL VE CUMARTESİ O MÜLAYİM ADAM KAYIP..

Fethi Taşkın15 Aralık 2013 - 02:42, Pazar

BİR HAYALİM VAR Hayatımın 36 Yılını Emniyet hizmetleri; Asayiş, Partiler,Sendikalar Dernekler birimlerinde çalışıp emekli kardeşiniz hemşehriniz olarak genelde Karasu İlçemizde gördüğüm aksaklık ve eksiklikleri Gazetenize yazıyor,İlgi gösterdiğiniz için teşekkür ediyorum. Bu gün için ise "Bir hayalim var" diyerek yazıma başlamak istiyorum. Malum önümüzde Mahalli idareler seçimi var her kent gibi Sakaryamız ve ilçelerimizde bir yaşayan bir vatandaş olarak isteklerimizi şikayetlerimizi yazıyoruz. 1- Sakarya Büyükşehir Beledeyemiz Karasu İlçemize en azından bir akşam bir Sabah Belediye Otobüs servisi düşünüyor' mu ? 2- Mahalle Park alanları, Spor aletleri yapıması ve Koyulması 3-Ana Cadde ve sokakların yapılması her seçimde sökülüp yıkılmamak kaydı ile; 4- Karasu sahilimizin bakımı,güzelleştirilmesi Banklar,ışıklandırma yapılması, 5-Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız,Düzce Bolu Belediye Başkanlarımızla birlikte Ortak Hava alanı yapılması için çalışma yapmaları Bu üç şehrimizin nüfus potansiyeli yeterli ve ihtiyaç olduğunu; 6-Karasu İlçemize söz verilen Deniz otobüsü seferlerinin yapılması 7- Sayın Belediye Başkanımız YHT Sakarya Merkezine gelmediği takdirde Sosyal Ekonomik yönden büyük kayıplarımız olacağını, 8- Yazın sularımızın yetersiz kalıp kesilmesinin önlenmesi, 9-Belediyelerimizin; En azından yılda bir kere de olsa emeklilerimizi hatırlayıp gönüllerinin alınması. Saygılarımla

Fethi Taşkın11 Aralık 2013 - 19:47, Çarşamba

SEDAŞ; Ülkemizde bazı kurumlarımız özelleşti en azından hizmette bir kalite geldiğini söyleyebiliriz.. Ancak öyle bir durum var ki bunu anlatmadan yazmadan geçmeyeceğim. Sedaş Kocaeli Sakarya bölgesinin elektrik dağıtım hizmetini verirken kalitenin bu zor havalarda belli oluyor. 11-12.12.2013 günü gecesinde Karasu ilçesinde hava fırtınalı ve yağışlı ve soğuk ; saat 19.00 dan saat 01.30 kadar elektrik adeta vatandaşa oyun yaptı kesildi geldi,kesildi geldi en az 4 kere Vatandaşlarımıza kötü hava şartlarından "Fırtına" dan veya elektrik sobasına yüklenince olduğunu söyleyebilirsiniz. Sayın Sedaş Genel müdürümüze ; 1-Elektrik hatlarımız yer altına alınacaktı 2- Yalı mahallesi 189 Sokak üzerinde ki Trafo yenisi ile değiştirilecekti bu yatırımların yapılamadığı.Bunları yazarken amacım üzüm yemektir.. Bağcı'nın üzümünü satarken vatandaşını düşünmesi gerektiği var sayımıdır. Kaliteli hizmetin;Normal havalarda değil, kötü havalarda da iyi olması amaç olmalıdır. Saygılarımla.

Fethi Taşkın5 Aralık 2013 - 00:59, Perşembe

Karasu İlçemize 29 Ekim 201 Tarihi itibarı ile doğalgaz verilecek dendi bizler borç harç evlerimize tesisat yaptırdık.. Ben agdaş'a yazdım cevaben Kasım sonunda verilecek dendi..Karasu İlçesine doğalgaz sözü Kaynak yapımında Sayın Bakan tarafından değil Agdaş söz verildi.. Bizlerde ona inanarak tesisat yaptırdık.. Şuanda Yüzlerce kişi Karasu da mağdur durumda ,Bize densin ki "Kardeşim Bu yıl gaz veremedik odunu kömürü al " ona göre hareket edelim..Ayrıca Mahalli gazetelerimizde yeterince dile getirilmediğini de belirtmek isterim. saygılarımla.

Kemal KOÇÖZ1 Aralık 2013 - 12:06, Pazar

TÜPRAŞ, ihtiyaç duyduğu suyu Körfez'den getirtemez mi? Olmayacak İstanbul Kanal Projesi hayaliyle oyalanma yerine Sapanca Gölü'nün mevcut suyunun içme suyu olarak korunması, yörenin su kaynağının devamlılığı için Tüpraş'ın Körfez'den su alımına yönlendirilmesi çok mu zor? Hani teknolojide de çok ilerlemeler vardı ya.! İstanbul Kanal Projesi mucitleri, önce Körfez'den Tüpraş'a su getirtseler de millet bir görse çalışmalarını ve Sapanca Gölü'nün kurumaktan kurtarılmayı.! (Tüpraş'ın Sapanca Gölü'nün dibinin birkaç yönündeki salma uzantılarıyla arada bir su çekilimiyle gölün dibindeki pis suyun ve bazı birikimlerin temizlenmesine katkısı durumu da düşünülmelidir.!

TUNCAY GÜLSER1 Kasım 2013 - 23:44, Cuma

SAYIN EDİTÖRLERİMİZ SİZDEN RİCAM SAKARYA KAYNARCA,KARASU YOLU YAPIMI DEVAM EDEN MEVCUT YOLUN HALA TARLA SAHİPLERİNİN HESAPLARINI ALMADIĞINI SİZE BİLDİRMEK İSTERİM İNANIN KAYNARCA KULAKLI VE SONRASI OLAN KÖYÜLERİ ŞUAN BİR DEVLET MAĞDURU VE RESMEN KÖYLÜYÜ A.....YERİNE KOYUYORLAR ANLAMADIĞIM BU KANUNDA YERİ NASIL OLUYOR BİLEMEM YOL BİTECEK KÖYLÜMÜZ HALA HESAPLARINI ALAMAYACAK BIRAKIN HESAPLAR NEKADAR TUTUYOR O BİLE BELLİ DEİL.DEVLET NASIL OLUYORDA HESAPLARI ÖDEMEDEN YOLU ASVALTLAMA VEYA YOL AÇMA YAPIYOR.BUGÜNDE BAZI BASIN ORGANLARINDA GÖRDÜMKİ ŞAHZIN BİRİ YOLU KAPATMIŞ VE HAKLI BULUNMUŞ.SİZİNDE BU KONUNUN ÜZERİNE DÜŞÜCEĞİNİZİ ÜMİT EDEREK SAYGILARIMI SUNARIM.

zekeriya demirci31 Ekim 2013 - 21:54, Perşembe

ben sakarya karasudaki mezbahayı işletiyorum sakaryadaki mezbahaların kapatılması ile alınan karar herkezi madur etti devlet mezbahalara para konusunda yardım ederse mezbahaların yeniden açılabileceğini düşünüyorum bu konuda kasaplarında çok madur olduğunu düşünüyoruz gereğinin yapılmasını bekliyoruz

Kemal KOÇÖZ27 Ekim 2013 - 13:31, Pazar

Andımız Andımızdır! Söz vermek, yemin etmek, bir görevin gereklerini yerine getirmeye bir topluluğun huzurunda ifade etmek anlamlarına gelen ve 80 yıldır okunan ANT, Cumhuriyet ile birlikte yeşeren Türk Millî Eğitimi'nin önemli sembolleri haline gelmişti.. Önceki yılların Müzik derslerinde kimi zaman coşkuyla okunan ve o haçlı emperyalizme karşı onurlu karşı duruşun ulviyetini kapsayan "Adımız Andımızdır" marşının içeriği unutulmuş muydu? 2013 ekiminde kaldırılan "Öğrenci Andı"nı kaldıranlar öğrencilik yıllarında "Öğrenci Andı"nı okumamışlar mıydı? Şehit ve gazilerimizin kutsal emaneti bu güzel Vatanımızın millî birliğini, ulusal dirliğini öteden beridir benimseyemeyen o haçlı emperyalizmin aydınlık ufuklarımızı yeniden karartmaya yönelik o sinsi şer Sevr senaryolarının devam ettiği unutulmamalıdır.!

Osman DEMİREL25 Ekim 2013 - 08:31, Cuma

Gazetenizin 23.10.2013 tarihli baskısında yer alan "Avcılar doğaya sülün salacak" haberi gerçeği yansıtmamaktadır. Sözü edilen sülünler Orman ve Su İşleri Şube Müdürlüğümüzün sorumluluğunda olup, geçici olarak gözlem altında tutulmak ve gelişimlerinin sağlanması amacıyla Kaynarca Avcılar Derneğine teslim edilmiş, ancak doğaya salınması Müdürlüğümüzün belirleyeceği alanlara yine Müdürlüğümüzün belirleyeceği bir tarihte gerçekleştirilecektir. Bakanlığımızın ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğümüzün bu şeklide bir uygulaması bulunmamaktadır. Bahsedilen konu tamamıyla yanlış anlaşılmadan ibaret bulunmaktadır. Haberin Gazetenizde yayınlanması temennisiyle iyi günler dilerim. Osman DEMİREL Orman ve Su İşleri Şube Müdürü

derya23 Ekim 2013 - 14:40, Çarşamba

yaptığımız yorumları neden görmüyoruz sayfalarda?

uğur20 Ekim 2013 - 17:53, Pazar

Sakarya erenlerde bulunan duble yolların sanayi yüzünden çok pis bir şekilde halin karşısında bulunan kamyon garajı erenleri olumsuz etkilemektedir yetkililerin bu konularla ilgili birşey yapacağını düşünüyorum..

neco19 Ekim 2013 - 09:49, Cumartesi

az bir yagmur yagdı her yeri sel götürdü logarlar yetmez durumda erenler baglar mahalesinde yeni logar çalışması yapıldı logar kapakları yanılş yerlere koyuldu baglardaki pınar evlerin önünden yürümek mümkün degil yayalar yamurda zor durumda kalıyor

Kemal KOÇÖZ19 Ekim 2013 - 01:19, Cumartesi

Ortaokula Lise ebadı resim defteri dayatılmamalı! İlkokul konumundaki 5.sınıf öğrencisine Liselilerin kullandığı 35x50 cm ebadında resim defteri şart koşulmakta! "Katlanmayacak! Kırışmayacak!" denilen büyük ebattaki 35x50 cm Lise resim defterinin dayatılması; suluboya olmayacak, guaj boya (tüplü boya) olacak! palet vs olacak... önerileri (!) söz konusu olunca, çocuklar, yeni başladıkları okulun kurallarına istemeye istemeye de olsa mahcup olmamak için uymak zorunluluğunu hissederler.! Arkadaşlarımda var, bende de olmalı(!) diye eziklikten kurtulmaya yönelmek zorunda kalırlar.! İlkokul konumundaki 5.sınıflara, Ortaokulun alt sınıflarına 35x50 cm Lise ebadı büyük boy resim defteri şart koşulmamalıdır! Ortaokula özgü 25x35 cm ebadında orta boy resim defterleri de mevcuttur.!

Kemal KOÇÖZ13 Ekim 2013 - 00:54, Pazar

Çift öğretimde 1. Sınıflar öğleci olmalı Çift öğretim yapan okullarda eşitlik sağlansın()!) maksadıyla kura çekimi ile kimi sınıflar sabahçı, kimi sınıflar ise öğleci olmuş! Bu nedenle kimi 1. sınıfların ve 2. sınıfların bazısı sabahçı, bazısı da öğleci olmak durumunda kalmış. Manav terazisi eşitliği(!) anlayışını anımsatan bu adil olma anlayışındaki yanlışlığın giderilmesi için tüm 1. sınıflar öğleci olmalıdır! Kemal KOÇÖZ

HAKKI29 Eylül 2013 - 02:37, Pazar

VALİLİK VAKIFKENT EVLERİNİ GERİ ALIYOR SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI TARAFINDAN YAPILAN HAKSAHİPLERİNE VERİLEN EV LERİ SÜREKLİ OTURAMADIMIZ İÇİN GERİ İSTİYOR 1+1 DAİRE BALKONSUZ KOMBİSİZ VE İŞSİZ BİR EVDE NEKADAR SABREDİLİR İŞİMİZ ORGANİZE BÖLGESİNDE EVE GİTMEK İÇİN 2 OTOBÜS DEĞİŞTİRİYORUZ 3ÇOCUKLU AİLE 3ÇÜDE OKULA GİDİYOR 850TL MAAŞLA GÜNDE 8TL OTOBÜSE NASIL VERELİM SAYGILAR BU KONUYU GÜNDEME GETİRİRSENİZ ÇOK MEMNUN OLURUM

Yusuf Demircioğlu3 Eylül 2013 - 02:43, Salı

Elektrikli bisikletler toplansın... Motosikletimle seyir halindeyken,ara sokaktan çıkan bir elektrikli bisiklet sürücüsü,kaçamayacağım şekilde önüme düşerek kazaya sebep oldu.Karşı tarafta hiç bir bedeni hasar olmamasına karşın,benim el ve ayak bileğim çatladı.Elektrikli bisikletin sigortası olmadığından,maddi hasarımı karşılayacak resmi bir kurum yok.Kusurlu olan karşı taraf ise masrafları karşılamıyor.Bu tip araçların trafikten toplatılması gerekir.Herkesin başına gelmiştir;kaldırımda yürüyorsunuz,arkanızdan sessizce gelip yanınızdan vızz diye geçen bir elektrikli bisiklet...

arslan aslan2 Eylül 2013 - 22:31, Pazartesi

Otuz yıl kadar önce Sakaryamı özel nedenler gereği terk ettim.Faydam olur diye 99 depreminde gelebildim ancak.Öğrendim ki sakaryayı terk ettikten sonra Sakarya büyük şehir Belediyesi adıma kayıtlı malımı "İhbarsız"olarak Hukuksuzca ihale yoluyla satmış ve hiç bir bildirimde dahi bulunulmaksızın.Avukat aracılığı ile baş vurdum,ancak nedendir bilinmez belediye arşivlerinde malımın kaydına rastlanmadığına dair resmi yazı aldım.Malım sanki Okus pokus gibi yok edilmişti.Başkandan yardım istedim,yine ne hikmetse cevap dahi vermedi,enazından etik olarak mağdur olan vatandaşının malını araştırabilirdi.Ancak umursanmadı bile.Elimdeki resmi belge ise malımın varlığını kanıtlamakta. malım üzerinden kimler nemalandı,akibeti ne oldu hiç bir bilgim olmasada nihayetinde yapılan araştırmalarda malımın kimlere kaça satıldığını öğrenip kişilere ulaştım.her şey hukuga uygun yapılsada,ortada yinede bir hukuksuzluk mevcut. 0049 (0) 2594 8932852 Almanya. saygılarımla

adil serdar28 Ağustos 2013 - 08:46, Çarşamba

Belediye başkanlarından, vekillerden, parti teşkilatlarından hiç mi hiç memnun değiliz.Hiç bir derdimiz ile ilgilenmiyor, umursamıyorlar.En küçük talebimize bile cevap vermiyor, dertlerimizle ilgilenmiyorlar.Eskiden hepsi her derdimize koşardı.Şimdi herkes havalarda.merhamet bitmiş.hepsi kendi ikbalinin hesabı peşinde.Hep atlatıyorlar, bir şey yapmıyor,baştan salıyorlar.Güç zehirlenmesi tavan yaptı.Nasıl olsa kazanıyor, rey alıyoruz havasındalar.Bize değil, Ankaraya, Başbakanım ıza bakıyor, ona yaranma, onun takdirini kazanma, onu memnun etmeye çalışıyorlar.Hangi haksızlığı ve hukuksuzluğu onlara taşısak, önemsemiyor, olur o kadar, o haksızlık değil diyorlar.hiç kimse başkasına bir şey demiyor, Unutmayın bu birikim bir gün, bir yerde patlar

Bekir Tuncer2 Ağustos 2013 - 18:33, Cuma

Bu email Salih Yalcintas a gonderilmistir. (sayfanizda email adresi gorunmuyor.) Veya icerikle ilgilenen diger Muhabir arkadaslara. Ben 17 yildir yurtdisinda yasayan bir Adapazarliyim . Cok sık gelemesem de Adapazarindan bagimi koparmis degilim. Gerek yerel basini gerekse ekonomik gelismeleri internet ortamindan takip ediyorum. Zaman zaman sizlerin yazilarini okuyor Sakaryanin cevre ve dokusu konusundaki duyarliliginizi biliyorum. Son gelisimde gozlerime inanamadigim Orhan Cami Avlusunun tahribatini sizin de bir degerlendirmenizi istiyorum. Osmanli camilerinin Avlulari meshurdur. Avlularin onemini yuzyillardir bilen ejdadin torunlari olarak bu tahribat inaniyorum ki bircok kimseyi de uzmustur. Belediyeye ulastigimda kendileri duzenleme diyor buna. Nasil bir duzenlemedir bu ? Avlu duvarlari yikilarak dumduz edilmistir. Oysa Osmanli motifleriyle daha estetik sehre deger katacak bir duzenleme olamazmiydi. Bunu sizinle paylasmak istedim. Tesekkurler. Bekir Tuncer

adapazarlı9 Temmuz 2013 - 13:36, Salı

Atatürk parkına bakdınız mı.Çok kötü bir şekilde betonlaştırılıyor.Geniş geniş yollar yapılıyor. Yahu Allah aşkına, bu kadar yola bu alanda ne gerek var.Tır mı süreceğiz orada.O güzelim yeşil alan, o ağaçlık, beton alan oluyor.Zaten ağaçların bir bölümü kurutulmuş, ortası kel olmuş.Acil buraya müdahale edilmeli, betonlaşmaya son verilmeli.Gazeteler, basınımız, partilerimiz, derneklerimiz, çevre duyarlılar, sakarya halkı neredesiniz.Seçtiklerinizi uyarın.Hiç düzenlemeden öyle kalsa daha iyiydi.Yemyeşil, ağaç ve çayır güzelliğindeydi.B.ŞEHİRE SESLENİYOR ve diyoruz ki, parkı bu kadar betona terk etmeyin.yazık oluyor.

Talha8 Temmuz 2013 - 15:44, Pazartesi

Benim teyzemin oğlu 'Mustafa Oturaklı' Geçen sene Askerliğini yaparken diyarbakır Diclede Kral Kızı denen yerde teröristlerle çatışmada vurulmuştur.1 senedir tedavisi Gata da devam ediyodu geçtiğimiz cuma günü Gata da işlemleri bitmiş ve Gazilik Belgesi verilmiştir.Gazi olmuştur.Benim istediğim Sakaryanın Gazi Olan Mustafa Oturaklıyı gazi olduğuna dair Sakarya Halkının Haberi Olması.Ben sizin sayenizde bu olayı habere taşımak istiyorum.

tufan çaper8 Temmuz 2013 - 06:29, Pazartesi

SERDİVAN BELEDİYE BAŞKANINDAN İSTEK VE ŞİKAYETLERİMİZ:1- Mahalle aralarını asfaltlıyorsunuz, güzel de, altyapı, yağmur suyu kanalı yok.Bir kuvvetli yağmurda göl-deniz olur. 2-Yaya yolu hiç yok.Mahalle aralarında tüm yaya yolları, evlere bahçe olmuş, çevirmişler.Bunları niye açmıyorsunuz? 3-Yaya yollarını bahçe yapan vatandaş, çok kötü çevirmiş.İlkel ve çok çirkin, düzensiz, harabe bir çevirmeler var.Dağ başında bahçe çevirir gibi.Bu serdivana yakışmıyor, uganda manzarası veriyor. 4-Mahalle araları hiç temizlenmiyor.Her taraf çöp.Vatandaş uyarılmıyor.Çöplük her taraf. 5-Düğünler,sünnetle yollar kapatılarak yapılıyor.Bu çok çağdışı ve hak gasbı. 6-Boş arsalar çöplük,dikenlik halde.7- Seyyar satıcılar hoparlör ile mahalle aralarında bağırıp satış yapıyor.bu çok ilkel.başkanlık sadecxe park yapma ve belediyeye saray yapma değil.Hiçbir talebe cevap alamıyoz.Hep mazaeret.Rol icabı milletti ziyaret et, kucakla,güya milletin ayağına gidiyoz

Ahmet Özer7 Haziran 2013 - 16:49, Cuma

Beşköprü HEM Kadınları Serdivan AVM'de çok güzel bir resim sergisi açmışlar. 08.06.2013 akşamı serginin son günü. Basının hiç ilgilenmediğinden oldukça şikayetçiler, duyduğum bu. Hem kendilerine moral olması hemde diğer Sakarya'lı özellikle kadın yurttaşlarımız içim örnek olması düşüncesi ile bu etkinliği haber yapmanızı içtenlikle isterim. İyi çalışmalar diliyorum.

mert eray10 Mayıs 2013 - 18:50, Cuma

DEVAMI:Tıren ise saat başı kalkmalı ve son kalkış 23 olmalı.Sakarya da herkes tırenin merkeze kadar gelmesi için uğraşmalı.Tüm basınımız,köşe yazarlarımız,S.T.Cemiyetlerimiz,partilerimiz,kurumlarımız tırene sahip çıkmalı,merkez Gardan kalkması sağlanmalıdır.Hazır tıren çalışmazken,2.rayda döşenmeli,Adaray ile paralel çalışmalı,ikisi de olmalı,asla birbirinin yereine ikame edilmemelidir.Tıren bizim istanbula köprümüz,dünyaya uzanan elimizdir.Onu merkez Gar a kadar bekliyor,özlüyoruz,istiyoruz,tekrar başlayacağı günleri iple çekiyoruz.Bundan asla vaqzgeçmeyiz.B.Şehir belediyemiz saqkın aksi bir yola başvurmasın.BÜYÜK HATA YAPAR,ŞEHRİ DE KENDİNİDE BİTİRİR.Hiç kimse bizi şehrin merkezinde asırdan beri hizmet veren tırenden geriye götüremez.

AĞA CAMİİ ÇEVRE ESNAFLARI2 Mayıs 2013 - 16:58, Perşembe

Babam 5 vakit namazını AĞA camiinde kılar.O DEDİ ben yazıyorum.cAMİ ÇEVRESİ YAPILMIŞ AMA yaya kaldırımı darmadağın bırakılmış,yapılmamış ve çöplük olmuş.Oğlum dedi,ben b.sayardan anlamam.Ama,S.HALK diye bir GAZTE var,oraya yaz da belki duyarlar.Sağolsun S.HALK dedi,milletin sesi oldu.Yaz oğlum yaz,Ağa camii çevresi esnafları adına yaz dedi.yaya kaldırımı,cami çevresi yapılırkewn bozulmuş,çöplük olmuş.şehrin göbeğine ve tarihi camiye yakışmıyor.Büyük şehir belediyemize duyurulur.Bir işi yaptılarmı,tam yapsınlar,yarım bırakmasınlar dedi babam.

yakup arslan2 Mayıs 2013 - 00:46, Perşembe

s.a akyazıda dinkültürü öğretmenleri olarak düzenlemiş olduğumuz programda belkide programın en canlı heyecanlı grubu olan çatalköprü şehit ahmet çondul öğrencilerinin ismi geçmiyor malsef akyazı haberde de siz de de durum aynı keşke haber yaparken bizlerden bir metin istenseydi bizim minikler hocam bizi neden yazmamışlar diyip duruyor sizlere gönül koyuyorlar amcaları

SELİM cevizli1 Mayıs 2013 - 12:26, Çarşamba

DEVAMI:Sonra, bu atıllara,hukuki tepkiyi herkes koyabilir ve bize niye geldiniz,siz kimsiniz sorabilir,sormalıdırda.hani ifade hür.?28 ş.darbesinde ifade hür.yasak edildi,kızdık,haklı tepki verdik.şimdi tepki verenlere niye kızıyoz? bu çifte standart ne? Bize gelip,yahu barışı kabul edin,demek hakarettir.kabul etmeyen mi var?Yoksa,sölenmeyen ama verilen tavizleri,bütünlüğe-kardeşliğe maTUF TAVİZLERİ PEŞİNEN kabul edin,ses çıkarmayın dmeyemi getiriyorlar?Gaz mı alınıyor?HÜKÜMETE YÖNELİK ŞİMŞEKLERİ DAĞITMAK İÇİN Mİ?PARATÖNER Mİ?AP aktivist yaptı onları.terörden çıkardı.büyük harita çiziyorlar.önce eyalet-özerklik,sonra yeni bir israil mi?Tek resmi dile balta mı?neden ne pazarlık edildi,açıklanmıyor,peşin kabul edin,sormayın mı deniyor?

SELİM cevizli1 Mayıs 2013 - 08:52, Çarşamba

Akil adamlar ki, bunlar nasıl akil oluyor,o da tartışmalı,neden sakarya ya ya da bir başka ilimize,yani bize,millete geliyorlar? Üç dönemdir AK Partiye rey veren bir insan olarak bende herkes gibi anlamış değilim. 30 yıldır dağda eşkıyalık yapan bizmiyiz,bu halk,bu milletmidir ki, bizi iknaya geliyorlar? Kan davası varda kan döken taraflardan birimiyiz? Yahu bize niye geliyorsunuz? Bize ne demeye geliyorsunuz? Barış isteyin,barışı kabul edin,barış istiyormusunuz demeye geliyorsanız,bu soru,bu ikna eşyanın tabiatına aykırı. Barış istemeyen,bu milletin tek bir evladı yoktur.Olamaz da.CHP ve MHP TABANINDAN DA TEK BİR KİŞİ,BEN BARIŞ İSTEMİYORUM,şehit cenazesi gelsin istiyorum,asla demez.Demesini bırakınız,konuşulması bile abes.

KİRİŞHANE SAKİNLERİ29 Nisan 2013 - 12:35, Pazartesi

Serdivan B.EVLER Mah. Kirişhane caddesinde B.Şehir tarafından iki yıldır bölünmüş yol-cadde yapılıyor.Ankara-istanbul arası yeni bir yol yapılsa bu kadar sürmezdi.Yahu,2 senedir bir yol bitmez mi. Güneşli havada tozdan,yağmurlu havada çamurdan bıktık.Yeter artık,Allah aşkına bitirin bu yolu da toz ve çamurdan kurtaralım.3 ay da bitecek iş iki senede bitmiyor.Lütfen bir an önce bitiriniz.kirişhane sakinleri olarak çok rahatsızız.Demiryolları geçit vermiyor diyorlar.Siz önceden izin almadınız mı.yolu pilanlarken bu işler baştan yapılmazmı.Sonra d.yolları haklı.4 geçit trafiği bitirdi,şimdi siz 5 ciyi yapacaksınız.Allttan geçsenize.Doğrusu battı çıktı değilmidir.Lütfen arz ediyoz,bu çileyi bitiriniz artık.

bora uyarbak29 Nisan 2013 - 06:28, Pazartesi

Eğitim yılı sonunda orta ve yüksek okullarda-üniversitelerde mezuniyet törenlerinde,çocuklarımıza giydirilen kıyafetlere bir bakarmısınız.Papaz-kardinal kıyafetleri bizim müslüman Türk çocuklarının sırtında.Artık buna son verelim.Milli, ve dini kimliğimize taban tabana zıt,tamamen bu toplumu batılılaştırma,milli kimliğinden koparma,değiştirme ve dönüştürmeye matuf bu uygulamaya son diyelim.

fahri köprülüler24 Nisan 2013 - 07:20, Çarşamba

Sayın b.şehir reisimiz,kentparka bişr gün geliniz.karış karış ama her tarafını dolaşınız.Göreceğiniz manzara,parkın her gün erimesi,bitişidir.Dün yani 23 nisan da ana baba günü idi.iğne atsan yere düşmezdi.Ama top sahası oldu.Çim bu kadarını kaldıramıyor.bahar geldi ama çim aşırı çiğnenmeden,toptan ayağa kalkamıyor.temizlik iyi değil.kel kel olmuş,çoraklaşmış.İyi işletilmiyor,bakım iyi değil.korunamıyor.her gün yeşili azalıyor.pazar günü sekapark ta idik.tek arızalı,yaralı yer yok.Bizim ki yaralı,yaşlandı sanki.Oysa 6-7 sene yaşı var.fabrika bacası onarılıp boyanmamış.harabe duruyor.bazı yerler toprak,çamur olmuş.Allah aşkına burayı röntgene alın.yazık oluyor.herkes bunu konuşuyor ama kimse size ulaşamıyor.etrafınız duvar örülmüş.çok selam.

gulsah gultekin2 Nisan 2013 - 23:55, Salı

31mart gunu sakarya il ormaninda atv yapan bi grubu n resmini cekmistiniz ben o grubun iceridlsinde yer aliyordum sitede resim goremedim istanbulda yasadigim icin gazeteyi de bulma sansimiz olmafi cekilen resimleri ya da cikan haberi gonderme sansiniz varsa vok sevinirimm simdiden tesekkur ederim.. sapancada okumustum ben ve oralari sevdigimden dolayi bu haberin elime ulasmasi benim icin onemli.. iyi calismalar

faruk markanlı18 Mart 2013 - 22:28, Pazartesi

BAŞBuğ'a müebbet hapis.Şimdi anlaşıldı mı karar niye bu güne kadar bekletildi.Yeni af yargı paketi,imralı görüşmeleri ve BAŞBUĞ'a müebbet.İmralı canisi,terör sanıklarına af çıkacak.imralı serbes,Başbuğ da serbes.İmralılının serbes bırakılışına karşı çıkacaklara,Başbuğ ve ergenekon sanıkları verilecek.Dolayısıyla chp ve mhp imralılının serbes kalmasına karşı çıkamayacak.karşı çıksa Başbuğ da afdan yararlanamaz.İkisine birden karşı duracak ,iki taraftanda çiğ yememiş partide mecliste yok.Anladınız mı oyunu.imralıya karşın başbuğ.uyan Türkiye,sen uyumaya devam et.Toplum mühendisleri bugünde bir başka versiyon ile işbaşında.yakında canibaşı Başbuğ ile serbes.iki dil,iki devlet,özerklik ve dağilma.

mutlu barbanlı18 Mart 2013 - 13:56, Pazartesi

Orhan camii çevresine dikilen o koca direkler ve üzerinde gece zor görülen soluk ışıklar ne işe yarar,yaradı Allah aşkına.Meydanı dolduran,camiyi,ağaçları ve minareyi gölgede bırakan fiziki kirlilikten başka ne vazife yaparlar.Meydan koca kazıklarla doldu ama meydana bir katkıları yok.gece bile ışıkları farkedilmiyor.Bu kadar masraf ne işe yaradı.Milletin gördüğünü b.şehir teknik adamları,çevresi,fen işleri,park görevlileri görmezmi,göremezmi.başkan,sekrıtır,yardımcıları,gölge başkan,daire başları görmezmi

ergin kutlu25 Şubat 2013 - 23:48, Pazartesi

Tayyip bey,Esed\'e karşı,DİLSİZ ŞEYTAN OLMAYACAĞIZ DEDİ.Güzel de,israile olma bakim.Hemde 60 yıldır soykırım ve işgal yapıyor.9vatandaşımızı da şehit etti.Aramızda kan davasıda var.israile karşı da bir,özgür filistin ordusu kur bakim.Karabağı işgal ve soykırım yapan Ermenistan\'a,çeçenistan\'ı işgal ve soykırım yapan Rusya\'ya,D.Türkistan da soykırım yapan Çin\'e,Kıbrısı yutmaya çalışan bir avuç Rum\'a,Arakan da soykırım yapanlara,Mali\'yi işgal eden Fıransa\'ya,ırak ve Afgan\'ı işgal ve soykırım yapan ABD ye,DİLSİZ ŞEYTAN OLMAYACAĞIZ desin bakim.Neden sadece ESED\'e aslan.Hem daha dün kardeşin idi.Kaddafi de kardeşin idi.NATOnun neişi var Libyada demiştin ya.Bu ne çifte sıtandart,kandırma,saptırma.Demirel bile bu kadarını beceremedi.pes doğrusu.

seyfi sezginer25 Şubat 2013 - 00:49, Pazartesi

Yeni camide çevre düzenlemesi yapılıyor.Güzel.Ama,duvar yıkıldı,yeniden yapıldı.Hani Orhan camii çevresi gibi olacak,etrafı açılacaktı.Bu nwe lüks,bu ne savurganlık.O güzelim duvarı yık,yeniden yap.Daha da mühim olay,oradaki çamların kesilmesi.Camiye hayat veren,orada yeşil bir köşe oluşturan,yenicamiyi yeni cami yapan o güzelim,yılların çamları nasıl kesilir.B.şehir ne yapıyor,ne yapmaya çalışıyor.Bu çam katliamı ilk de değil.Donatım yeni ilçe garajında 20 ye yakın yetişmiş,gül gibi çamlar hocalı katliamı gibi doğrandı.Ofis arkasında gür bir çam ormanı vardı,yok edildi.M.Egemenlik orta refüjde çok sayıda çam katledildi.A.Pazarı belediyesi önünde kocaman sedirler yok edildi.S.Zaim de öyle.Nedir bu çam düşmanlığı.Kahroluyoruz.cemaatten biri

adil sydamlı7 Şubat 2013 - 22:02, Perşembe

SERDİVAN DA ESKİ VALİLİĞİN- VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞININ ARKASINDA AÇILAN YENİ DUBLE YOL,1,5 SENEDİR BİTİRELEMİYOR,BİR TÜRLÜ BİTMİYOR.Çalışanlardan alınan resmi olmayan bilgi,DDY nin geçit vermemesi imiş.Haklı olarak,birbirine çok yakın (donatım geçitine çok yakın 2.geçit olacak)bu geçiti demiryolu ulaşımına engel ve tehlikeli görüyormuş ve alt geçit ile geçin diyormuş.Onlardan izin alınmadan yola başlanmış,köprü yapılmış,sonradan izin istenmiş.Bu nasıl pilanlama.Nasıl olurda milyonlarca lira harcama böyle bir belirsizliğe kurban edilir?Zaten4 geçitile bölünen vetrafiği engelleyen geçitlere nasılolurda 5.si eklenir.Neden alttan geçilmez.Bunun araştırılmasını vehalkın bilgilendirilmesini istiyoruz.Halktan saklanıyor ve yol ağırdanalınıyormuş

FOTO GALERİ

Jandarmadan helikopterli denetim

  • Jandarmadan helikopterli denetim
  • Teleferik turizme katkı sağlayacak
  • 38 bin civciv telef oldu
  • Sakarya şehidini uğurladı!
Sakarya Otel
Sakarya Halı Yıkama Çamaşır Kurutmalık