Kadına şiddet bitmiyor12 Aralık 2020, Cumartesi

Son dönemde hayatımızda ve gündemimizde koronovirüs büyük yer edindi. Bu durumda çok normal. Hepimizin sağlığını tehdit eden bir salgınla mücadele ediyoruz. Sadece ülke olarak biz değil, tüm dünya koronavirüs salgını ile büyük bir mücadele içinde… Ama git gide ölümler ve vaka oranları artıyor. Kütlesel olarak ilerleyen koronavirüse karşı ümidimiz aşının biran önce artık uygulanmaya başlanması. Tabi ki bu süreç alan durum. İnşallah bu süreç kısalır ve koronavirüsün çözümü biran önce bulunur.

Asıl gelelim şimdi konumuza. Aslında yıllarca gündemimizde olan bugünlerde pek konuşulmasada dünyanın en büyük sorunu olan kadına yönelik şiddet olayları. Tabi pandemi döneminde bu şiddet daha da arttı.

Hemen her gün 5 kadın biri ya şiddete uğruyor ya da öldürülüyor. Çoğu kadın cinayeti genellikle herkesin gözü önünde yaşanıyor. Bu cinayetlerin kurbanları genellikle daha önce suç duyurusunda bulunmuş, yardım talep etmiş kadınlardan oluşuyor. Sanırım, cezaların yeterince caydırıcı olmaması katillerin işini kolaylaştırıyor.

Ama bu şiddet ve  cinayet olaylarının artmasının suçlusu kim? Biz kadınlar mı? Yoksa kör zihniyete sahip insanlar mı?

Hepimiz bu dünyaya eşit olarak geldik. Allah katında da Peygamber efendimizin gözünde de biz kadınlar her daim saygı duyulması gereken bireyleriz. Peygamber efendimiz bir hadisinde de söylediği gibi, “ Allah sizden; kadınlara karşı iyi ve hayırlı olmanızı ister; çünkü onlar sizin analarınız, kızlarınız veya teyzelerinizdir.”

Peygamber efendimiz kadına saygı ve sevgi verilmesi gerektiğini söylerken günümüzde ki sapkın insanlar kendi annelerini, kızlarını, eşlerini sözde namus adına sokağa çıkartmazken dışarıda gördükleri kadınlara adeta aç kurt gibi saldırıyorlar.

Ne yazık ki bu canilik bir gün bir kadına tekme atma özgürlüğü olarak, bir gün tokat atma özgürlüğü olarak, bir gün kaçırma ve taciz etme özgürlüğü olarak karşımıza çıkıyor. Tüm bunların arasında aslında en acı olan kadının üstünlüğünü koruması gereken hukukun bir takım elbise, bir mini etek, bir koku ve ruj, topuklu ayakkabı bahane ederek kendini savunan tekrar insanların arasına hiç bir şey olmamış gibi ‘İNSAN ‘ diye nitelendirmeyeceğimiz bu sapkınların bırakılması.

Bu günlerde bizi meşgul eden bir sürü gündemin arasında sokak ortasında gündüz vakti tacize uğrayan onlarca kadın ve çocuk haberleri magazin programları kadar bile değer görmüyor. Lafa geldiğinde “ Mangalda Kül Bırakmayanlar” gözlerinin önünde tacize uğrayan, öldürülen kadınların yanından hiçbir şey olmuyor muş gibi geçip gidiyorlar.

Ne yazık kiinsanlıkta bugünlerde sadece lafta kalıyor. Biz kadınlar bu tür olaylara sessiz kalmayarak gücümüzü bu kör zihniyete bürünüp sapkınlık yapanlara sert bir dille göstermeliyiz. Biz birlik olursak onlar yok olur.

Bu olayların suçlusu biz değil onların sapkınlığa bürünmüş zihinleridir. Kadına şiddet mi? orda dur !!!