Filistin'den alıp Mekke'yi Mükerreme'ye götürdü28 Mayıs 2021, Cuma

Bütün hamtlar ve övgüler Allahu Teala’ya mahsustur. Kâinatın zerresi
adedince, salât ve selam Hz. Muhammed (sav) âline ashabına olsun.

Allahumme salli ala seyyidina Muhammed’in ve ala ali seyyidina Muhammed

Değerli okurlarım! Hazreti İbrahim (as) Hanımı Hacer (ra.) ile henüz
annesini emmekte olan oğlu İsmail’i Allahu Teala’nın emri ile
Filistin’den alıp Mekke-i Mükerreme’ye götürdü.

Haccın sebebi ve bütün Müslümanların kıblesi olan Kâbe'yi Muazzama
yeryüzünde Buna Beytullah ve Beyt-i Atik-de denir. Halen, Zemzem
kuyusunun bulunduğu yerde, büyük bir ağacın altına yerleştirdi. Onlara
bir miktar hurma ve bir kırba su bırakarak, tekrar Filistin’e döndü.

O esnada henüz Kâbe yapılmamış, Mekke'yi Mükerreme şehri kurulmamıştı.
Etrafta ne bir insan ne su, ne de hayat işareti vardı. Hz. Hacer (ra)
eşi Hz. İbrahim’in (as) arkasından;

Ey İbrahim! Konuşulacak bir kişinin, yiyip içilecek bir şeyin
bulunmadığı bu ıssız vadide bizi kime bırakıp gidiyorsun? Bunu sana
Allah 'mı emretti (c.c) diye seslendi.

Hz. İbrahim (as) evet, Hz. Allah (c.c.) böyle emretti. Cevap verdi.
Hz. Hacer O halde, O bizi korur, diyerek derin bir teslimiyet
içerisinde oğlunun yanına döndü.

Hz. İbrahim, (as) eşi ve çocuğundan ayrılıp onları göremeyecek kadar
uzaklaş tından sonra, Kâbe'yi Muazzama’nın bulunduğu yere yönelerek;

"Ey Rabbimiz! Soyumdan bazılarını, muharrem ve mukaddes evinin
yanındaki çorak vadiye, namaz kılmaları için yerleştirdim. Rabbimiz!
İnsanların kalplerini onlara meylet tür. Onları meyvelerle rızıklandır
ki, Şükretsinler" (İbrahim Suresi.37).

Diye dua etti. Sonra uzaklaşıp gitti. Yanlarındaki su ve hurma
bittikten sonra Hz. Hacer (r.a) çocuğunu olduğu yerde bırakıp, bir can
yoldaşı görebilmek ve birkaç yudum su bulabilmek ümidiyle yakınlarında
yüksekçe bir yer olan” Sefa tepesi-ne” çıkıp etrafa bakındı.

Ne bir canlı, nede su belirtisi vardı. Etraf bomboştu. Merve
tepe-sinde” araştırmasını sürdürerek” Sefa Merve” arasında yedi defa
gidip geldi.

(İşte bu Hacer validenin Sefa Merve tepeleri arasında yedi defa gidip
gelmesi Hac ve umrede onun hatırası olarak yapılır)

Son gelişinde tekrar oğluna baktığında, İsmail’in ayağının yanından su
çıktığını gördü.

Hz. Hacer (ra) sevinçle koşarak sudan kana kana içti hemen etrafını
çevirerek havuz yaptı, hem kendisi içti hemde oğlu İsmail'e içirdi.

Yıllar sonra, Hz. İbrahim (a.s.) Mekke'yi Mükerreme’ye döndü.

Baba oğul iki peygamber Allah-ın emriyle Kâbe-i Muazzama’yı inşa ettiler.

Hz. İbrahim (as) beytullahın duvarlarını şu dağların taşlarından yapmış.
Hira Dağı, Sübeyr Dağı, Lübnan Dağı, Tur Dağı, Cebeli Ahmer Dağı,

 Hz. İsmail (a.s.) taş taşıdı Hz. İbrahim (a.s.) duvarları ördü.
Duvarlar yükselip yerden erişilemez olunca, Hz. İsmail (a.s.) “Makam-ı
İbrahim” diye bilinen taşı getirdi. Hz. İbrahim (a.s.) bu taşı, iskele
olarak kullandı.

Hz. İsmail’in (a.s.) Ebu Kubeys dağından getirdiği”Hacerül
Esved”denilen taşıda, Hz. İbrahim (a.s.) tavafa başlanacak yere işaret
olarak, halen bulunduğu köşeye yerleştirdi.

Bina tamamlanınca ilk tavafı yapan Hz. İbrahim (as) ve oğlu Hz. İsmail
 oldu. Kâbe’i Muazzama’nın inşası bittikten sonra, bütün insanları
haccetmek üzere davet etmesi Hz. İbrahim (as) Allah (c.c.) tarafından
emr olundu.

“İnsanları hacca çağır; yürüyerek veya incelmiş binekler üstünde (uzak
yollardan) her derin vadiyi aşarak sana gelsinler.”(Hac, 27)

Hz.. İbrahim (a.s.): Ya Rab! benim sesim kime erişecek? Diye itiraz
etti. Allahu Teala: Sen davet et işittirmek bana ait, buyurdu. Hz.
İbrahim (a.s.) Ebu Kubeys dağına çıkıp dört bir yana:

Ey insanlar! Kâbe-yi hac ve ziyaret size farz kılındı. Diye seslendi.

Bu sesi yerle gök arasında, ruh âleminde, babaların sülbünde, anaların
rahminde, bulunan insanlar işiterek” Lebbeyk” diye cevap verdiler.

Bu davet vaktinden kıyamet kopuncaya kadar Kâbe-yi hac ve ziyaret
edenler, Hz. İbrahim (a.s.) in bu davetine” Lebbeyk” Allahümme
lebbeyk” diye cevap verenlerdir.

Hz. İbrahim (a.s.) bu ilanından sonra Hz. Cebrail (as) gelerek nasıl
Hac yapılacağını Hz. İbrahim (a.s.) öğretmiştir.

Beytullahın  üzeri her sene hac mevsiminde yenilenen siyah bir örtü
ile örtülüdür.

Kâbe’i Muazzama’nın Doğudaki köşesine “Rükn-i Hacer-i Esved” güney
köşesine “Rükn- i Yeman-i” batı köşesine “Rükn-i Şam-i” Kuzey
köşesine-de “Rükn-i Irak-i” denir.

 "Bir zaman biz, İbrahim'e Kâbe'nin yerini gösterip şöyle vah yettik:
Bana hiç bu şeyi ortak koşma. Evim olan Kâbe'yi tavaf edenler,
civarında oturanlar, rükû edenler ve secdeye varanlar için temizle"
(Hac, 26).

Hz. İbrahim (a.s.) in inşa ettiği bu binanın duvarlarının vasfını
yaparken Hz. İbni Abbas (r.a.) şöyle diyor: “Allah’a (c.c.) yemin
ederim ki, İbrahim (a.s.) ile oğlu İsmail (a.s.) duvarlarını ne kireç
nede çamur karıştırarak yaptılar.

Ve nede Beytullah-ın tavanını yapmak için yardımcı alet ve malzeme
vardı! Onlar Beytullah-ı sadece taştan inşa edip tamamladılar.

Said bin Cübeyirden (r.a.) şöyle dediği rivayet olunmuştur: Mekke'yi
Mükerreme’den başka bir ülkede hiçbir kimse yalnız et süt ve su ile
gıda ihtiyacını gideremez, mutlaka midesi rahatsız olur.

Lakin, Mekke'yi Mükerreme’de yemek olarak yalnız et süt ve su ile
yetinse insana hiçbir rahatsızlık vermez.

Hz. İbni Abbas-dan (r.a.) şöyle dediği rivayet edilmiştir. Bu Mekke'yi
Mükerreme’de Allahu Teala’nın Haram evidir. Hz. Allah (c.c.) Haram
ehlinin rızkını 3 yoldan vereceğini taahhüt etmiştir. Onlarda “et, süt
ve sudur”.

Rabbim Ravzayı mutahhara da secde halinde ölmeyi nasip eylesin.

Cennette sevgililer sevgilisine komşu eylesin.

“Bir kimse yazdığı bir şeyde, banada salavat yazarsa, benim ismim o
kitapta (yazılan yerde) kaldığı müddetçe, melekler onun için istiğfar
ederler” Hz. Muhammed (sav)

Allahumme salli ala seyyidina Muhammed’in ve ala ali seyyidina Muhammed